Malper/Anasayfa

M.Nureddin Yekta'nin sayfasina hoş geldiniz!..

 

Îslam'da ırk sorunu ve Kürdler

Bugün aynı oyun devam etmektedir.

Ayrılmaya giden yol kapatılmalıdır deyip, kürd sorununu silahla çözmek istiyenlerle, Kurdistana Siyonistan diyenlerin ve Devlet kürd hareketlerinin başındakileri Osmanlı usulu istihbarat eliyle yok etmesi gerekir, bu hem de islamidir hem gereklidir diyen sözde alimlerinden "kürd sorununu kardeş-lik hukuyla çözülmesi gerekir" diye bir söz duymadık kendilerinden!

Suriyeli Esad muhaliflerini bir araya getiren hükumet, aynı sözü Türkiye dışındaki müslümanlara da söylettirdi. Örneĝin muhaliflerin liderlerinden birinin "eĝer biz Suriye'de iktiar olursak Saddam ve Esad'ın kürdlere verdiĝi haktan daha ziyade hak vermeyiz." dedikleri çok manidardır.

Ve biz kürdler biliyoruzki Esad ve Saddam'ın kürdlere verdiĝi hak sadece inkar ve kimyasallarla yoketmekti.   

Faşisti inkar etti; "kürd yok hepimiz türküz" dedi.

Kürdlerin aslı türktür, kart-kurttan gelmedir, kürdüm diyen ihanet eder dediler, yerine göre cezalandırdılar. Okullarda kendilerine baskı yapıldı, yurtlardan atıldı, karakolluk ve mahkemelik oldu. Kendini inkar eden kürdler taltif edildi. Böylece birçok kürdün kürd olmakla beraber faşist türklerin safında yer aldı, diĝer kürdlere terör estirdi!

Ben kürdüm ya da anadilim kürdçedir diyen imamlar, öĝretmeler memurlar sürüldü ki ben de bunlardan biriyim.

Devlet siyaseti; "dili yasakladı, kürdleri tehcir etti, kürd coĝrafyasına başka yerlerden başkaları getirilip asimileye tabi tuttu."

Bu sadece Türkiye parçasında yaşayan kürdlere uygulanmadı. Bu baskı diĝer parçalardaki kürdlere de uygulandı. Örneĝin Irak'taki kürdler bir statüya sahip olmasın diye Türkiye Irak-tan daha fazla gayret sarfetti.

Köfez savaşında (ABD-Irak 1991) "Irak bölünürse kürdler hak sahibi olur diye iyice paçası tutuşan zamanın başbakanı Bülent Ecevit "Güney Kurdistan'ı işgal edelim eĝer biz Kerkük'e giremezsek Kerkük bize gider demişti.

Zamanın Başbakanı ve şimdi (2017) Cumhur Başkanı olan Recep Tayyip Erdoĝan 2005'te "Kürd sorunu benim sorunumdur, ben çözerim" derken, 2016'da "Kürd sorunu diye bir sorun yoktur" demiştir.

2017'de ise "Güneyimizde (Güney ve Rojava'yı kasdederek) bir terör devletine asla izin vermeyiz" derken kürdleri terorist olarak adlandırdı. Ve yine Türk basınında çıkan haberlerde "nikahlanın çoĝalın her bir terör örgütü mensubunun onbeş (15) çocuĝu var" dediĝi günlerce tartışıldı.

Bazı iktidarlar "yaktı, yıktı, vurdu, öldürdü, katliam yaptı."

Siyaset; "Kurmancsın, zazasın, soransın, sunnisin, alevisin, şafiisin, hanefisin, saĝcısın, solcusun" deyip araya ihtilaf koydu, böldü, birbirine kırdırdı.

1970'li yıllarda özellikle de okuyan gençlik ikiye ayrılıp birbirini kırdı. Kimi saĝcı kimi solcu olup 1980 ihtilalinden önce üç bin gencin bu şekilde öldürüldüĝü biliniyor.

Maraş'ta ülkücüler ve taraftarları alevilere katliam yaptı. Hatta 1978'de Muş müftüsü (hatırladıĝım kadarıyla adı İbrahim olsa gerek, daha önce Elbistan müftüsüymüş) bile minare delikle-rinden ateş ettiĝini itiraf etmişti.

CHP dönemi (1920-1956) yıllarında birçok katliamlar yapıldı.

Şeyh Said isyanında on binlerce, Zilan'da sadece onbeş bini canlı Zilan deresinde topraĝa gömüldü.

Koçgiri'de yine on binlerce insan öldürüldü deniliyor.

Ve Dersim'de şimdiki Türkiye Cumhur Başkanı Erdoĝan'ın ifadesine göre 90 bin kürd öldürülmüştü.

AKP döneminde ise Roboski, Sur, Cizre, Nusaybin ve diĝer ilçelerde Hendek bahane edilerek binlerce kürd öldürüldü.

Elbetteki biz hendek kazılmasına karşı çıktık, şiddete, savaşa karşı olduk her zaman, ama eĝer devlet isteseydi ne hendek kazılırdı nede bunca insan ölürdü. Gaz bombalarıyla o gençler etkisiz hale getirilip tutuklanabilirdi. Zaten ordaki gençlerin çoĝu tecrübesiz silah kullanmasını bilmiyenlerdi.

Suçu sadece devlete atmakta yanlıştır. Kürdlerin bu konuda suçu yok mu? Elbetteki vardır.

Kürdler de birbirilerini çok öldürdüler. 1990'li yıllarda PKK ile Hizbullah arasında çıkan çatışmalarda çok sayıda deĝerli kürd insanı hayatını kaybetti. Bu iki örgüt hem birbirilerine hem de karşı taraflara çok şiddet uyguladılar.  Kürdlerin arasına kan davası girdi. Birleşip devletin politikasına karşı siyasi bir mücadele vereceĝine kürdler birbirlerine düştü.

 
 

Malper/Anasayfa