Malper/Anasayfa

M.Nureddin Yekta'nin sayfasina hoş geldiniz!..

 

Îslam'da ırk sorunu ve Kürdler

KONU REFERANDUM İSE İŞLER KIZIŞIYOR

Bakalım kürd tarafında neler var?

Barzani Akre-Berdereş Mitinginde: Bağımsızlık Referamdumu konuşması  14.09.20917

"Bağışlayıcı ve merhamet sahibi Allah'ın adı ile;
Sevgili kardeşlerim, değerli Akre ve Berdereş Bölgesi halkı!

Allah'ın selamı hepinizin üzerine olsun, bu imkanı verdiğiniz için hepinize çok teşekkür ediyorum.

Aynı zamanda bu sıcaklık altındaki tahammülünüz için çok teşekkür ediyorum.

Değerli kardeşlerim,  bugün hepimizin sıcak gündemi Referandum'dur. Herkes "Neden referandum kararı verildi?" diye soruyor.

Herşeyden önce bilinmelidir ki referandum kararı kişisel bir karar değildir, bir, iki, üç partinin kararı değildir. Kürdistan halkının kararıdır; Bütün Kürdistan halkının ulusal ve dini partilerinin yani temsilcilerinin katılımı ile alınmış bir karardır.
Cesur bir karardı, tarihi bir karardı.
Neden bu karar alındı sorusuna gelirsek; Çünkü diğer bütün yollar, yöntemler denendi, hiç bir sonuca varılmadı, hiç bir faydası olmadı.
Yerel yönetimlerin güçlendirilmesi denendi başarısız olundu. Otonomi denendi başarısız olundu. 2003 yılından sonra yani BAAS rejimi sonrası, bütün Kürdistanlı parti ve taraflar Irak'ta federal güçlü bir devlet yapısı için enerji harcandı yine faydası olmadı.

Herkesin şu soruyu kendisine sorması gerekiyor: Acaba neden bu çabalar, denemeler başarısızlıkla sonuçlandı?
Çünkü, hakim akıl ortak yaşamı kabul etme potansiyeline sahip değildir.

Tarihe dönüp Kürdistan'ın Bağdat ile ilişkilerine değinmeye-ceğim. Ancak birinci dünya savaşı sonrasında Irak Devleti'nin kurulması şu temeldeydi: Irak Devleti; Kürt, Arap ve diğer bütün bileşenlerle ortaktır.
Ancak bize o ortaklıktan Enfal (Kürt Soykırımı), katliam, kimyasal soykırım, viran edilmiş yuvalar ve kentler, Kürdis-tan'ın yakılıp yıkılması oldu.

2003 yılı sonrasında yeni bir imkan doğdu, yeni Irak kurula-cak düşüncesini taşıyorduk. Gün be gün ortaya çıktı ki yeni mantalite (akliyet) ortak yaşamı kabul etme potansiyeline sahip değildir.

Kürdistan Halkının "Artık yeter" deme zamanı gelmiştir. Cezayir, Sykes - Picot, Lozan'ın kaderimizi tayin etmesine "Artık yeter" demenin zamanıdır.

Kürdistan halkının kendi kararını verme zamanı gelmiştir artık. Kendisi kaderini tayin edecek.

Bütün bu şehitlerden sonra, bunca yıkımdan sonra, bu milletin çektiği bunca acı ve dertten sonra, halen başka halklar "EVET Bağımsız olmak istiyorum" demeye bile layık görmüyorlar.

Çok ilginç! Dışarda dostlarımız  (Türkiye Erdoĝan) "Zamanı değil" diyor. Hakikaten bu çok önemli bir soruya sebep oluyor: "Peki ne zaman?"
100 yıldır bekliyoruz. Öyle anlaşılıyor ki bunların sözlüğünde "Kürtler için zamanıdır" diye bir şey yok.

Eğer başkasının oturup bize bağımsızlığı vermesini beklersek onu hiç bir zaman görmeyeceğiz. Biz onlara cevaben "Tamam siz referandumu ertelememizi istiyorsunuz. Buna karşılık alternatifiniz nedir?" dedik. İnanın ki Kürdistan halkının razı olacağı hiç bir alternatifleri yoktur.
Referandum hedef değildir, daha büyük bir amacın aracıdır. Eğer onların büyük hedefe ulaşmamız için daha iyi, daha kısa bir yol gösterselerdi hiç bir sorun olamazdı.
Demek ki, bu şekilde referandumu kabul etmeyenlerin kafasında başka bir şey var.

Biz de kendimize göre çok tecrübe edindik. İlişkilerimizde çok şey yaşandı. Bize çokça sözler verildi ancak hiç biri uygulanmadı.

Bağımsızlık için bütün değerlerimizi ortaya koymalıyız. Hiç bir toplum bağımsızlığı hediye olarak almadı, hepsi de onun için çalıştı. Milletimizin verdiği emekler, döktüğü kan, 10 bağımsızlığa karşılık gelir.

Size "25 Eylül'de sandığa gidin ve EVET deyin" söyleme gereği duymuyorum. Yalnız şunu hatırlayın: Oyunuz şehitlerin ruhuna mutluluk verecektir, oyunuz Enfal'lere (Kürt soykırımı) son verecektir, bir daha bu millet soykırıma uğramayacaktır, kimyasal saldırılara maruz kalmayacaktır, köylerimiz viran edilmeyecek.

Biz de hiç bir düşmanlığın olmasını istemiyoruz. Milletler arasında herhangi bir düşmanlığın olmasına karşıyız.
Bağımsızlık sonrasında dostane müzakereler içinde bulunmak istiyoruz. Sınır, su, petrol, doğalgaz ve bütün meselelerde tertipli, düzenli anlaşmalar yapmak istiyoruz.

Çok insan referandumun sorun sebebi olabileceğini söylüyor. İnanın eğer biz bu aşamayı başarıyla geçmezsek, Bağdat ile ilişkilerimizi değiştirmesek en büyük tehlike budur.

IŞİD ile savaş zerre kadar etkilenmeyecektir, pozisyonumuz aynı kalacaktır, devam edeceğiz. Çünkü Peşmerge ve Kürdistan halkı IŞİD'in heybetini yıktığını gösterdi. IŞİD ile savaşa devam edeceğiz. IŞİD gibi olanlarla da...

Referandumun ertlenmesini isteyenler gelsin, Referandum sonrasında bizimle görüşsünler. Referandum sonrasında kapımız, aklımız, yüreğimiz açık olacaktır. Yok eğer bize kapılar kapatılırsa, o girişimde bulunanlar bunun sorumlulu-ğunu taşıyacaklardır.

Biz kanın dökülmesini, düşmanlıkların olmasını istemiyoruz. Hepinize tavsiyem şudur ki, milletlerin kardeşliğini koruyun. Eğer orda, burda, televizyon kanalında bir kişinin tehdit yağdırırsa... Evet karnı doyurulmuş bazı şahıslar tehditler yağdırıyor ancak ne onların bir kıymeti var ne de tehdit yağdırmalarının!

Kürt-Arap, Kürt-Türkmen, Kürt-Aşuri, Kürt-Süryani, Kürt-Keldani, Kürt-Ermeni, tüm din ve mezheplerin özgürlüğünün korunması, güvence altında olması gerekiyor.

Tarihe ters, insanlığa ters, demokrasiye ters adımlar atanların kendileri pişman olacaktır.

Tekrar söylüyorum kimse ile savaş niyetimiz yok, tehdit yağdırmıyoruz, bütün taraflara kardeşlik elini uzatmak istiyoruz.
Ama birisi kendini denemek istiyorsa, Kürt milletinin iradesini yıkmayı çok istiyorsa, işte meydan hele bir denesinler!

Bizim çok acı bir tecrübemiz var değerli kardeşlerim. Hiç kimse durumun anormalleşmesini istemiyor.

Çok kişi "çok kazanımları var" diyor. Ama bedeli nedir? Bize hayrına bu kazanımları vermedi, biz kanımızla bunları elde ettik. Ancak ben biliyorum! Hiç bir şüphe yok ki, vallahi bu kazanımları da yok etmek istiyorlar. Bu kazanımları bizden almak istiyorlar.

Siyasi çözüm sürecinde, siyasi çoğunluğu esas alanlar var. Siyasi çoğunluk şudur: Anlaşmaya göre "Anayasa'da Peşmerge Irak'ın bir savunma gücüdür" kanununun meclisten geçmesi gerekiyordu. Ertelediler, getirip götürdüler, on yılı aşkın sürede kanunu geçiremediler. Ancak 2 saatte Haşdi Şabi kanunu geçirdiler.

Dün yine siyasi çoğunluk yolu ile Kürt milletinin iradesine, varlığına karşı siyasi çoğunluk ile üzerimizde kararlar uygulamak istiyorlar.
Ben Irak parlamentosuna şunu diyorum: Verdiğiniz siyasi karardan dönün çünkü Kürt halkının iradesi kırılamaz.

Biz güzellikle, anlayışla, kardeşlikle birbirimizi anlamayı, birlik içinde kalmayı, hep kardeş kalmayı, iyi komşular olmayı istiyoruz. İki kardeş bile anlaşamadığı zaman evlerini ayırıyor.

Bu yüz yıldır, kardeşlik dedik, kardeşim bizi katlettiler, yine de Bağdat'a gittik. Anayasayı Kürtlerle, Kürt halkı sayesinde geçirebildiler. Madem ki ortak olmamızı kabul etmiyorlar, biz de onların hizmetkarı olmayı kabul etmiyoruz.
Eğer iki kardeş olsaydık, ortak olsaydık bu duruma gelmeye-bilirdik. Ancak madem kendileri kabul etmedi kendilerini eleştirsinler.

Son olarak Kürdistan şehitlerine selam olsun, tüm kahraman Peşmergeler, tüm Kürdistan halkına, hep mutlu olun." (ZERnews)

Yine dönelim Türk tarafına bakalım onlar ne diyor?

 
 

Malper/Anasayfa