Malper/Anasayfa

M.Nureddin Yekta'nin sayfasina hoş geldiniz!..

 

Îslam'da ırk sorunu ve Kürdler

Kürdçe bir dil deĝil kürdler de ayrı bir millet deĝil!

Birinci dünya savaşından sonra küçük küçük devletlere böldürülen Osmanlıda İttihad ve Terakki zihniyeti ırkçı türkler de bir devlet sahibi oldular. Anatoliya'da yaşayan, herkesi türk yapmak için ilimden bilimden yoksun bir sürü sözde bilim adamlarıyla yeni araştırmalarla sözde yeni tezler ortaya atıldı.

Bu tezlerden bir tanesi de kürdlerin bir millet olmadıĝı kürdçenin de bir dil olmadıĝıydı. Bunda epey zaman başarılı oldular. Okullarda öĝrenciler satın alındı, türk olduĝunu kabul eden öĝrencilere imtiyaz tanındı, mükafatlandırıldı. Özellikle 1970'lerden sonra çıkan solcu akıma karşı islam dinini de kullanarak bu solcu akıma karşı türk milliyetçisi kürdler oluşturuldu ve kullanıldı.

Sunnilik alevilik deyip kürdler saĝcı solcu olarak ikiye ayrıldı. 1980 öncesi birçok cinayetler işlendi. Üç bin gencin canından olduĝu bilinmektedir. Diyebilirimki her iki tarafın tetikçileri de kürd idi. Böylece kürd aileler ve aşiretler arasına kan davası da giriyor, kürdlerin birlikteliĝi engellenmiş oluyordu. Bazı şehirlerde türk milliyetçisi kürd öĝrencilerle Emniyet müdürleri hatta valiler birlikte eylem programlarını düzen-liyorlardı.

1978-82 yıllarında Muş-Varto merkezde imam iken bu sözde milliyetçi gençlerle çok tartışmamız oluyordu. Bunlardan bir tanesi ele avuca sıĝmayan bir faşist idi, kürdü, kürçeyi asla

kabul etmezdi. Liseden sonra nüfus memuru olmuştu ve bir sebepten dolayı tayini Kastamonu'ya çıkmıştı.

Sonrasını kendisi bana şöyle anlatmıştı.

"Lise yıllarında sürekli solculara karşı eylem yapıyorduk. Bu eylemleri Muş valisi, emniyet müdürü, lise müdürü ve türkçü milliyetçi kürd gençleri birlikte planlıyorduk.

Müdürümle abi kardeş gibiydik. Tayinim Kastamonu'ya çıkınca müdürümün Milli Eĝitim Bakanlıĝında müsteşar olduĝunu duydum ve Ankara'ya gittim. Müdürümle görüştüm sarıldık öpüştük ve aramızda şöyle bir diyalog geçti.

O- Hoş geldin S.

Ben- (gülerek) Hoş bulduk, abimi mi diyim müdürüm mü müsteşarım mı?
Müdürün yüzüne baktım soĝuk duruyordu.

O- Müsteşar deyin daha iyi. Buyur hayırdı, ne vardı?

Ben- Sayın müsteşarım, tayinim Kastamonu'ya çıktı, tekrar eski yerime geri gitmek istiyorum yardımcı olur musunuz? dedim.

O- Kusura bakma S. biz kürdlere yardımcı olamıyoruz!

Ben- Kürd mü? Ne kürdü?

O- Sen kürd deĝil misin?

Ben
- Müdürüm ne kürdü ya ben milliyetçiyim MHP'liyim, birlikte o kadar çalıştık, şimdi kürd mü oldum?

O- Kusura bakma, o zamanlar öyleydi, her ne kadar o dönem beraber epey işler yaptıysak ta sen kürdsün ve bizim kürdlere güvenimiz yok, buraya kadar!

Ben kör-pişman geri döndüm Kastamonu'ya.

Birgün parkta dolaşırken, parkta dolaşan üç tane gençle karşılaştım.

Bana dedilerki "burası türk diyarıdır, burda kürde yer yoktur, sana bir hafta müsaade, bir hafta sonra seni burda görsek fena olur."

Ben; "ben türküm milliyetçiyim, kürd deĝilim" dedim.

Biri "has.... lan! Türkmüş a.k. kuyruklu kürdü, sana son sözü dedik" deyip gittiler.

Ben hep düşündüm yahu ben türktüm, kürd yoktu, o kadar solcu ve şeriatçı kürdlere karşı eylem yaptık, şimdi türk olduĝumu ispat edemiyorum.

Acaba bir daha bunlarla karşılaşır mıyım diye düşünmediĝim de yoktu.

Birgün yine aynı parkta dolaşırken, bu sefer geçen gördüĝüm üç kişi ile beraber iki kişi daha vardı. Aynı yerde önümü kesip bana saldırdılar, ben bayılıncaya kadar dövdüler. Gözlerimi hastanede açtım. Gözlerimi açtım ama artık kürd olduĝumu da kabul ettim.

Bir hafta hastanede kaldıktan sonra taburcu olur olmaz Ankara'ya koştum, ama bu sefer kürd bürokratların yanına!

* * * * *

90 yıllık İttiad ve Terakki zihniyeti hiç deĝişmedi. Aksine kemalistlerde artmasına raĝmen sözde islami düşünceye sahip olanlara da sirayet etti. Öyleki Ümmet'ten kardeşliktan haktan hukuktan bahseden müslüman türkler, söz konusu kürdler ve kürd hakları olunca kemalistlerden daha çok milliyetçi ve ırkçı kesiliyor, kürdçeyi asla kabul etmiyorlar ve hatta meclis konuşmalarına kazaren bir milletvekili kürdçe bir kelime konuşsa zabıtlara X olarak geçiyordu.

Ben kürdüm ana dilim kürdçedir, ben kürdçe eĝitim öĝretim görmek istiyorum dediĝin zaman hemen islami argümanlarla karşına dikilirler ve derlerki: "Irkçılık yapıyorsunuz!"

Türküm demek, türkçe demek ırkçılık olmuyor ama kürdüm desen ırkçı oluyorsun maalesef!

Kürdlerin kendi kimliĝine sahip olmalarını engellemek için akla hayale gelmedik ithamlarla engel olmaya çalışıyorlar, öyleki bir asırdır müslüman kürdler kendilerine ırkçısın denmesin diye kimliklerini bile inkar ettiler hatta bazıları o kimliĝe karşı savaş vermeye başladı.

Ne diyorlar şimdi sırayla onları açacaĝız inşallah!

 

 
 

Malper/Anasayfa