Malper/Anasayfa

M.Nureddin Yekta'nin sayfasina hoş geldiniz!..

 

Îslam'da ırk sorunu ve Kürdler

Derlerki "Kürdler haindir, Peygamber onlara beddua etmiştir hiçbir zaman devlet olamazlar!"

Allah adildir, O'nun Resulü de adildir kimseye veya herhangi bir kavme zülüm etmez. Bugün kürdlerin devleti yoksa hain olduklarından deĝil İslam coĝrafyası emperyalistler tarafından bölünürken türk kardeşlerinden ayrılmak istemedikleri içindir!

Özellikle de din ile kandırılıp param parça edilerek, kimlik-lerinden uzaklaştırılmış birliĝini kaybetmiştir. Kürdler bu halleri üzerinde durdukları müddetçe devlet kuramazlar, çünkü "Bir millet kendilerini deĝiştirmedikçe Allah ta o milletin durumunu deĝiştimez." (Ra'ad/11)

Eĝer kürdler bugün bir devlet sahibi deĝilse, Peygamberin bedduasına (haşa) maruz oldukları için deĝil, kardeşlerinin ihanetine maruz kaldıkları içindir."

Allah'ın daĝıyla, ovasıyla, aĝacıyla, suyu ile mübarek olarak isimlendirdiĝi Cudi (Kurdistan'ın merkezidir) Adem'den sonra ikinci kez insanlıĝın yayıldıĝı yer olan Kurdistan'da ikamet eden kürdlere nasıl olur da Peygamber beddua eder?

Kurdistan uĝursuz veya beddua edilmiş bir yer deĝil, aksine

Kur'an'a göre Kürdistan mubarek bir bölgedir. Çünkü Nuh Peygamber, "Rabbim! beni mubarek bir yere indir; sen indirenlerin en hayırlısısın." (Mü'minün/29) der ve Allah ta o mübarek yer olarak Cudi'yi (Kurdistan'ı) seçmiştir.

Allah'ın Resulüne bu iftirayı atanlar, Allah'a ve Resülüne yalan isnad edenler, yalan ve iftiradan dolayı yerleri cehennemdir. Zira Hz. Muhammd (a.s.) "Kim kasden benim aleyhime yalan söylerse (iftira atarsa) cehennemde yerini hazırlasın." (Buhari ve Müslüm)

Böyle bir bedduayı hadislerde bulmak mümkün deĝildir, ayrıca Kur'an ruhuna da aykırıdır. Allah kimseye zülmetmez.

"Şüphesiz ki Allah insanlara hiçbir şekilde zulmetmez, fakat insanlar kendilerine zulmederler." (Yunus/44)

"Rabbin hiç kimseye zulmetmez." (Kehf/49)

"Kim salih bir amelde bulunursa, kendi lehinedir, kim de kötülük ederse, o da kendi aleyhinedir. Senin Rabbin, kullara zulmedici değildir." (Fussilet/46)

İşte bu kadar!

Başka halkların zülmü ve baskısı altında yaşayan kürdlerin ahlakı, fikri karekterleri büyük çapta zedelendiĝini görüyoruz. Özgürlük mücadelesi konusunda çok hata yaptıklarını, şimdi de yaptıkları hatalarının sonuçlarına katlanıyorlar.

Ama bugünkü nesil rolünü iyi oynamalı. Zira biz birinci dünya savaşında yaptıĝımız hataların cezasını çekiyoruz. Artık yeni nesil kendi kaderini kendisi çizmelidir. Babalarımızın yaptıĝı hatanın bedelini biz ödüyoruz, hiç olmazsa torunlarımız da bizim hatamızın bedelini ödemesinler. Yeni nesil kürd tarihini yeniden yazmalı, gelecek nesillere devretmelidir. Asırlardır bizi yoketmeye çalışan komşularımız bizi yokedemediler. 3000 yıl devletsiz yaşayan yahudileri örnek almalı ve yeniden bu halk dirilmelidir.

Eğer kürdler, halinden memnun değilse ki deĝildir, ve eĝer onurlu ve izzetli yaşamak istiyorsalar, kendilerini değiştirmeli ve insani onurunu korumalıdır. Bir millet, eğer kölelikten kurtulmak istiyorsa bütün kurtuluş enstrüman ve vasıtaları kullanmalıdır.

Emek sarfetmelidir kürdler. Emeksiz hiçbir şey kazanılmaz. Öyle demiyor mu Rabbimiz? "İnsana çalışmasından başka bir şey yoktur." (Necm/39)

Günlük hayatlarını, siyasi tutumlarını, ahlaki yapılarını, değiştirmedikleri müddetçe, Allah ta onları deĝiştirmez.

Her kürdün düşünmesi gerek: "Ben kimim, neden böyleyim, neden dilim yasak, neden kimliĝim yok, neden öldürülüyo-rum? Neden kürd kardeşlerimle birlik olamıyorum, neden onların fikrine tahammülüm yok? Oysa hepimizin kaderi birdir" diyebilmeli!.

Her kürd bu düşünceye sahip olursa birlik kolayca saĝlanır. Eĝer insan çalışırsa emek sarfederse karşılıĝını görür. Allah ta kimsenin emeĝini zayi etmez. Çalışmadan bir karşılık beklememelidir. İnsan, bütün emeğini kullandıktan sonra, Allah'a tevekkül eder ve dua eder. Hem fiili hem ameli olarak dua ettiği zaman Allah kabul eder. Cenabi Allah: "Bana dua edinki, (duanızı) kabul edeyim" buyuruyor. (Mü'min/60)

Eğer bu anlayış gelişir ve böyle bir birlik oluşursa, bütün sömürgeci ülkelerin sömürgelerde kullandığı gibi bizim için de sarfettikleri "sizler birleşemezsiniz, boşa uĝraşmayın" sözleri manasız kalır. Bu sözler; irademizi kırmak, birliĝimize engel olmak için kullanılıyor, bunu unutmamak lazım!

Unutmayalımki bir millet ister çok ister az olsun eĝer "millet olma özelliğini" kaybederse, herkes tarafından ezilir ve üzerine basılır. Ama özelliğini kaybetmeyen ve birbiriyle kenetlenen milletleri kolay kolay kimse ezemez, onları boyunduruĝu altına alamaz!.

Bir yıĝın kum düşünün, eĝer daĝınık ise ve o şekilde birinin kafasına dökerseniz ona zarar vermez ama bir avuç kumu kitle haline getirip birinin kafasına vursanız elbetteki kafası kırılır. İşte biz kürdler de böyle olmalıyız, yani birlik olmalıyız. Başka bir seçeneĝimiz de yok!

Cahil bırakılan halkımızın bilinçlenmesi için mutlaka okumalı, tarihini geçmişini iyice öĝrenmelidir. Bu hale getirilişinin sebebini araştırmalıdır.

Kürd birliĝini saĝlarsa, görecektirki dünyada kolunu bükecek kimsenin olmadıĝını.

Amerikanın eski Başkanı Bush "Bana on bin silahlı kürd verin, dünyayı dize getireyim" sözü çok manidardır.
Bu şu demektir, herkes bizi tanır ama biz kendimizi bir türlü tanıyıp bir araya gelemiyoruz.

 
 

Malper/Anasayfa