Malper/Anasayfa

M.Nureddin Yekta'nin sayfasina hoş geldiniz!..

 

Îslam'da ırk sorunu ve Kürdler

Referandumun başarılı geçmesinden sonra

Referandumun başarılı geçmesinden sonra Türk devlet yetkililerinden bazıları ve türk basını senaryo üstüne senaryo yazmaya ve konuşmaya başladılar. İşte bunlardan bazıları:

Kerkük başkent olacak, PKK ile… 26 Eylül 2017 Salı

Barzani'nin danışmanı Hoşyar Zebari'nin evinde yapılan Irak'ı parçalama toplantısının detayları netleşiyor. Toplantıda Kerkük'ün başkent yapılması ve PKK-PYD'den ortak ordu kurulması konuşulmuş. bundan sonraki süreçte Musul'un da sözde Bağımsız Kürdistan'a bağlanacağı vaat edilmis.

Irak'ın Kerkük ilinde referandum öncesi gerçekleşen gizli toplantı Irak'ın geleceği için yeni ve tehlikeli kararların alındığı sır görüşme niteliği taşıyor. Kerkük'ün Başkent, Suriye'de işgalci durumdaki PKK ile ortak ordu kurulması, sınır kapılarının ortadan kaldırılması, ortak kimlik ve müşterek pasaport kullanılması ile Türkmen ve Araplara dönük tehcirin devam etmesinin konuşulduğu görüşmede ayrıca mevcut sözde kürdistan haritasının daha da büyümesi gerektiği vurgulandı.

YOL HARİTASI İSRAİL'DEN

Tüm baskı ve uyarılara rağmen referandum ısrarından vazgeçmeyen Barzani'ye, İsrail ve batılı destekçileri, referandum sonrası takip edeceği Bağımsız Kürdistan için takip edeceği yol haritası verdi. Son 20 günlük dönemde Başta ABD, İngiltere, Fransa ve İsrailli üst düzey temsilcilerle görüşen Barzani, kapalı kapılar ardında gerçekleşen gizli görüşmelerde Birleşik Kürdistan konusunda dış güçlerden tam destek aldı.

* * * * *

Bunların tümü yalandı, İsrail dahil kürdlere hiç kimse destek vermedi aksine Irak'a destek verdiler.

* * * * *

Yenişafak  Bu yazıyı okuyup bir kenara koyun.. 25.09.2017 - İbrahim Karagül

Irak'ın toprak bütünlüğünü değil, Türkiye'nin toprak bütünlüğünü tartışıyoruz. Sadece Irak'ın geleceğini değil, özellikle Türkiye'nin geleceğini güven altına almaya çalışıyoruz. .....

Mesut Barzani'ye bugün yaptırılan referandumun bir adım sonrası Suriye'nin kuzeyinde de aynı senaryonun sahnelen-mesi olacaktır. Referandumla Irak'ın kuzeyinde oluşturulan harita Suriye topraklarına uzanacak, ikinci adımda orada aynı oyun tezgâhlanacaktır. Bu iki bölgede oluşturulan harita çalışması, çok uzak olmayan bir gelecekte, belki birkaç yıl içinde Türkiye'de de sahnelenecektir.

PKK/PYD üzerinden, Barzani üzerinden yıkıcı dış müdahale.

Suriye ve Irak'taki savaş Türkiye içlerine servis edilecek, bugün sınırlarımızda durdurmaya çalıştığımız tehdit Anadolu içlerine kadar ilerleyecektir. Çünkü hiçbir ülke, tehdidi, savaşı sınırın sıfır noktasında durduramaz. Eğer kriz sıfır noktasına yerleşmişse ve siz hiçbir şey yapmıyor, o savaşı sınırlarınızdan çok uzağa itemiyorsanız, o savaşı ülkenizin içlerinde karşılamaktan başka çareniz olmayacak demektir.

Türkiye ve hemen bütün bölge, Kürt milliyetçiliği üzerinden servis edilen yıkıcı bir çokuluslu proje ile karşı karşıyadır. Mesele sadece PKK/PYD değildir. Çünkü artık bölgede terör meselesi yoktur. Çünkü tehdit, terör terminolojisi ile konuşu-lacak boyutları çoktan aşmıştır.

Terör dediğimiz her şey bir dış müdahaledir, dış tehdittir, işgal girişimidir. Mesele Barzani de değildir. O, büyük projenin küçük oyuncusudur. Barzani ve PKK/PYD üzerinden servis edilen her şey, bir çokuluslu müdahaledir, ülkelerimizi hedef alan, tehdit eden yıkıcı bir fırtınadır.

Her ülke için bir yeni “harita taslağı” vardır

Birinci Dünya Savaşı'ndan bu yana coğrafyamıza yönelen en büyük tehditle yüz yüzeyiz. Irak işgali bile bu kadar yıkıcı bir müdahale değildir. Artık müdahalelerden, işgallerden, çıka-rılan iç savaşlardan, terör örgütleriyle yürütülen zayıflat-ma girişimlerinden sonra mesele “harita oluşturma” aşamasına gelmiştir.....

Bu harita taslakları sadece Irak ve Suriye için çizilmemiştir. Türkiye için de bir harita vardır, İran için vardır, Pakis-tan için vardır, S. Arabistan için de vardır. Bölgenin diğer güçlü ülkeleri için de vardır. Coğrafyanın tamamına yönelen çok büyük bir tehdit kapımıza dayanmıştır. Irak ve Suriye'nin kuzeyinde oluşturulmaya çalışılan harita genişletilecektir. Türkiye'yi doğrudan hedef alacaktır, yüzlerce kilometrelik “Türkiye'ye saldırı cephesi”ne dönüşecektir.

Sınırlarımıza İsrail üsleri, füze rampaları kurulacak..

Birkaç yıl içinde, “Türkiye cephesi” açılacak, ülkemizi Iraklaştırma, Suriyeleştirme süreci başlatılacak, bu yönde çok güçlü bir uluslararası kamuoyu oluşturulacak, bölgesel ortaklar bulunacak, Batılı bir irade ortaya konulacaktır.

Çünkü bu kuşak, ABD ve İsrail başta olmak üzere, bölgeye müdahil olan bütün Batılı güçler için garnizona dönüşecek, askeri üslerle donatılacaktır. Yabancı orduların coğrafyanın kalbine yerleşeceği, Haçlı Savaşları dönemindeki gibi ince ince işgallere girişeceği bir operasyon alanı olacaktır. Ya-kında Türkiye sınırlarında, İran sınırlarında ABD üsleri kadar İsrail üsleri de kurulacak, füze rampaları yerleştirilecektir..

Kimlikler üzerinden işgaller yürütülüyor.

Mesele Kürt meselesiyle sınırlı değildir. Bugüne kadar bölgemizdeki bütün kimlikleri Batılı istila için kullanmayı başaranlar bu sefer Kürt milliyetçiliği üzerinden oyun kurmaktadır.

Sadece İsrail destek veriyor, iddiası yalan!

Referandumun sadece İsrail tarafından desteklendiği tezi yalandır. ABD, İngiltere ve diğer Avrupa ülkeleri tarafından desteklenmektedir. Çünkü bölgede korkunç bir ganimet paylaşımı yapılmakta, herkes kendi payını almaya çalışmak-tadır. Destek değil, projenin kendisi onlarındır. Bölgesel bir direnç olmaması için şimdilik bu amaç gizlenmekte, bölge ülkelerinin reaksiyonunun böylece önüne geçilmektedir.

Dahası, Türkiye içinde ABD ve AB ülkelerine yakın çevreler tarafından destek görmektedir. Yine Barzani'nin Türkiye içindeki istihbarat ağı ve onun etkisindeki kişi ve çevrelerle, PYD kriptoları da işin içindedir.

İçerideki gizli ortaklar: Yarın Türkiye'yi onlar bölecektir..!

Bu lobi grupları, gizli ortaklar Türk medyasını, kamuoyunu, iktidar alanlarını etkilemekte, siyasi aklı zehirlemeye çalışmaktadır. Medyada bu yönde çabalar açıkça kendini göstermekte, birçok kişi ve çevre afişe olmaktadır.

Bugün, Türkiye ile Arap/İslam dünyasının bütün bağlarını koparacak ve ülkemizi kuşatma altına alacak olan o yabancı kuşak için seferber olanlar, emin olun, yarın “Türkiye cephesi” dediklerinde ülkemizin bölünmesi için seferber olacak, harekete geçecektir. Bugün referanduma açık, Suriye'nin kuzeyindeki PKK koridoruna gizli destek verenler, açıkça Türkiye'nin bölünmesi için şimdiden hazırlanan kişi ve çevrelerdir. Onlar o gün de; “Ne olacak ki, Türkiye de bölünsün, herkes ne istiyorsa o olsun” diyecekler, göreceksiniz…

Şii-Sünni meselesi değil: Bu son fırsat, unutmayın

“Barzani Kürt, İran Şii, ne yani Şiiler mi bölgeye gelsin” argümanı bu çevrelerin eline tutuşturulmuş “üretilmiş bahane”lerden en güçlüsüdür.

Her işgalin, her yıkımın bir bahanesi üretilir ve pazarlanır. Mesele Şii-Sünni değil, jeopolitik bir meseledir. Türkiye'nin merhameti sömürülerek Türkiye'ye tuzak kurulmaktadır.

Türkiye, bütün bu zihinsel operasyonları bir kenara iterek, Selçuklu'dan beri devam eden siyasi aklını harekete geçirmek, bugüne, konjonktüre değil geleceğe bakmak, öyle hareket etmek zorundadır. Bugün bunu yapamazsa, oyalanırsa, birileri tarafından meşgul edilirse, içeriden hareketsiz bırakılırsa bir daha hareket etme kabiliyeti bulamayacaktır.

Çünkü bir yıl sonra bölgenin şartları tamamen değişecek, haritalar için çevresel şartlar olgunlaştırılacak, artık askeri anlamda da bir seçenek kalmayacaktır.

Yüzyılların siyasi aklı harekete geçirilmeli…

Ama ben; bütün bunlara rağmen, coğrafyayı istila edip paramparça edecek müdahalelere rağmen, Türkiye'nin bir şekilde hesap bozucu karakterinin öne çıkacağına inanıyorum. Siyasi aklın, devlet aklının, kamuoyu hassasiyetinin tehlikeyi görüp pozisyon almasını bekliyorum.

Çünkü savaşı Anadolu içlerinde istemiyorsak harekete geçmek zorundayız. Birkaç yıl sonrasını görebiliyorsak harekete geçmek zorundayız. O kuşağı yarmak, o yabancı garnizon alanını delik deşik etmek, Türkiye'yi ve bütün bölgeyi kurtarmak zorundayız.

Yüzyıllardır bunu hep yaptık. Bir kez daha niye yapmayalım.. Sadece gözlerimizdeki perdeyi kaldıralım! Tekrar edelim:

Bu sefer müdahil olamazsak bir daha hiç olamayacağız. Savaş ve parçalanma Türkiye içlerine servis edilecek, birkaç yıl içinde Türkiye için de bir “yeni harita” masaya konulacaktır!

İşte biz bunu bozacağız… 

* * * * *

Kuzey Irak referandumu CNNTURK - 26.09.2017

T.C. Cumhur Başkanı Erdoĝan

Bu teşebbüs yeni acıların ve çatışmaların habercisidir. Neymiş yüzde 92 ile onaylanmış, senin bağımsızlığını kim kabul edecek? Dünya İsrail'den ibaret değil ki. Ey Kuzey Irak sen bir İsrail ile ne elde edeceksin? Bunlar devlet nasıl olunur bi haberler. Biz yaptık oldu demekle olacağını zannediyorlar. Olmayacak yahu, olamaz da.  

Şimdi biz yaptırımlarımızı uygulamaya başladığımız andan itibaren ortada kalacaksın. Bütün geliri falan ortadan kalkacak. Son ana kadar Barzani'nin böyle bir yanlışa düşeceğine ihtimal vermiyorduk. Bu ülkemize de ihanettir. Daha sandıklar açılmadan kutlamayı PKK'lılar yapıyorsa orada masumiyet yoktur. Türkiye sınırlarının yanı başında böyle bir rezalete ve çarpıklığa sessiz kalamaz.

Kürt, Türkmen, Arap kardeşlerimiz için huzur istiyoruz. Gerekirse ekmeğimizi bölüşmeye, icap ederse aynı toprağa kanımızı akıtmaya hazırız. Ekonomik yaptırımlardan askeri seçeneklere kadar her şey şu an masada.  CNNTÜRK

* * * * *

Evet Türk tarafı referandumla ilgili böyle tehditler yapıp, PKK ile Güney'in birlikte hareket ettiĝini idda ederken, bir de PKK cephesine bakalım.
PKK basınını idare eden kemalist marjinal türk solundan dinliyelim.
Kürd hareketi deĝil sanki düşman İran kurumu, sanki MHP'nin partisi!...

* * * * *

 

Malper/Anasayfa