Malper/Anasayfa

M.Nureddin Yekta'nin sayfasina hoş geldiniz!..

 

Ümmetin mazlumları Kürdler ve Kurdistan

Molla Mustafa Barzani Ayaklanması 1930'da

Irak'ın bağımsızlığa kavuşmasıyla Güney Kürdistan'da halka yönelik baskılar daha bir şiddetlenmeye başlar. Daha önce Şêx Mahmud Berzenci önderliğinde direniş ortaya koyan halk, bu kez Barzani ailesi öncülüğünde yeni bir direniş için örgütlenir.

İkinci Dünya Savaşı arefesinde Kürdistan'da durum iyice kötüleşir. Irak hükümetinin Kürdistan'a yönelik uyguladığı baskı politikası yaşamın her alanında kendini hissettirir. Bu dönemlerde sürgünde bulunan Barzan ailesi, 1939 yılında Kürd subayları tarafından kurulan "Hiwa" örgütü üyeleriyle temasa geçip Barzan bölgesine dönüş planları yapar. Molla Mustafa Barzani, 12 Temmuz 1943'te Süleymaniye'den Şeyh Mahmud Berzenci'nin oğlu Latif Berzenci'nin de desteğiyle sürgünden firar eder. Önce İran'a gider ve ordan kuzeye yönelerek sınırı geçer ve Barzan'a ulaşır. Barzani, hemen kendi aşiretini toparlar ve yeni bir direniş için hazırlıklara başlar. Bir yandan karakollara baskınlar düzenleyerek askeri teçhizat elde etmeye çalışırken, öte yandan Kürd aşiretlerine elçiler göndererek aşiretleri örgütlemeye çalışır.

Irak hükümetinin halka yönelik baskıları halkın hükümete karşı tepkisini artırır. Bu süreçte Molla

Mustafa Barzani'nin direniş çağrısı halkta büyük yankı uyandırır. Molla Mustafa Barzani silahlı direnişe geçmeden önce sorunları diplomatik yollarla çözmeye çalışır. Irak hükümetine Şeyh Ahmet Barzani aracılığıyla bir mektup göndererek hükümetten; halkın yaşam düzeyinin yükseltilmesini, eğitim ve sağlık alanlarında çalışmaların iyileştirilmesini talep eder. Ancak hükümetten bu isteklere karşı herhangi bir yanıt gelmediği gibi halkın direnişe geçmesinin önüne geçebilmek için farklı önlemler de alınır. Bu bağlamda Şeyh Ahmet Barzani ve diğer Barzan yöneticileri rehin alınırlar. Irak Hükümeti, Mustafa Barzani'nin hemen teslim olmasını, aksi takdirde kendilerine yönelik silahlı saldırıların başlayacağını bildirir. Hükümet, rehin aldığı Barzani ailesini tekrar Hille'ye sürer. Barzani'nin kardeşi Şeyh Ahmed'i bir mektup yazmaya zorlarlar. Şeyh Ahmed bu mektubunda Barzani'ye yapılacak en iyi şeyin teslim olmak olduğunu belirtir.

Güney Kürdistan'da bulunan Hiwa, Rızgari, Şoreş, Yekitiya Xebat gibi örgütlerden de destek alan Molla Mustafa Barzani ve çevresindekiler askeri harekatı başlatırlar. Hiwa örgütü, Irak hükümeti başta olmak üzere bazı büyük devletlerin Bağdat büyükelçiliklerine mektup ve bildiriler göndererek Mustafa barzani'ye destek sağlamaya çalışırlar. Bazı kaynaklarda Molla Mustafa Barzani Hareketine her gün 40–50 kişi katılıyor ve hükümet tarafından gönderilen askeri kuvvetler bozguna uğratılıyordu. Hükümet, İngilizlerden de destek alıp Mustafa Barzani'ye bir mesaj göndererek bölgeyi terk etmesini ister. Ancak bu istek, Molla Mustafa tarafından kabul edilmediği gibi direnişin daha da büyüyerek gelişmesine vesile oldu. İngilizler, direnişin daha fazla büyümemesi için önlemler almaya başlar. Irak hükümeti ise Kürdlerin elit tabakasından bazı kişileri kendi tarafına çekmeye çalışarak direniş gücünü kırmaya çalışır. Bu bağlamda Macit Mustafa'ya bakanlık görevi verilir ve direnişçilerle hükümet arasında arabuluculuk görevi kendisine yüklenir.

Direnişçiler bir çok bölgede hükümet askerlerini yenilgiye uğratınca, hükümet yetkilileri sorunu diplomatik yollarla çözmek amacıyla Molla Mustafa Barzani ile görüşülmesi için temsilciler seçip gönderirler. Direniş gücünün ekonomik yetersizliği, askeri teçhizatın azlığı gibi sorunlarla birlikte baştan itibaren sorunu diplomatik yollarla çözmek isteyen Molla Mustafa Barzani'nin görüşmeleri kabul etmesine neden olur.1943'ün aralık ayında Merga-Sor bölgesinde hükümet temsilcileriyle görüşmeler başlar. Mustafa Barzani, ayaklanmaya son vermek için şu koşulları öne sürer:

1- Kerkük, Erbil, Süleymaniye, Hanekin ve Duhok Kürd kentlerini kapsayan özel bir yönetim bölgesinin oluşturulması. 2- Her Bakanlar Kurulu'na, Kürd bölgelerinin yönetiminden sorumlu Kürd bakanının atanması. 3- Her Kürd bakana yardımcı atanması. 4- Kürdçe'nin resmi dil olarak tanınması. 5- Kürdistan'da ekonomik reformların yapılarak hayata geçirilmesi. Kürd ulusal haklarını tanımayı hiçbir şekilde göze alamayan hükümet bu görüşmeleri uzatarak güç toplamaya çalışır.

Macid Mustafa, işlerin istediği gibi yürümediğini görünce 1944'ün Ocak ayında Kürdistan'a gelerek Barzani ile görüşür. Bir hafta süren görüşmelerden sonra yapılan anlaşmalara göre Hille'deki Şeyh Ahmed Barzani ve rehin alınan diğer Kürd yetkililerinin Barzan'a dönmelerine izin verilir. Macid Mustafa, Molla Mustafa Barzani'yi görüşmelerde bulunmak üzere Bağdat'a gitmeye ikna eder. Barzani, Şubat 1944'te Bağdat'a gidip daha önce kendisine gönderilen temsilcilere sunduğu koşulları detaylı bir şekilde içeren bir plan sunar. Hükümet, Molla Mustafa Barzani'nin öne sürdüğü koşulları kabul etmez. Bunun üzerine mayıs ayında Nuri Said, Kürdistan'da bir geziye çıkar. Bu gezide Barzani dışındaki Kürd liderleriyle görüşür.

Gezi boyunca Kürdler'in istemlerini görmeye hazır olduğunu, Kürd bölgesinin teşkilini ve Kürdler'in kabinede temsilini kabul edebileceğini bildirir. Irak hükümeti ile Kürdler arasında aşağıdaki anlaşma imzalanır:

1- Ayaklanmacılar tarafından ele geçirilen topraklar onların denetiminde kalacak. 2- Ülkenin kuzeyindeki olaylarla ilgili olarak tutukluların tümü serbest bırakılacaktır. 3- Aşiret bütün kuvvetlerini ve Irak ordusundan alınmış silahlar da dahil olmak üzere bütün silahlarını muhafaza edecektir. 4- Irak Kürdistan'ında erzak eşit bir şekilde dağıtılacaktır. 5- Kürd bölgelerinde görevli bütün Arap memurların yerine Kürd memurlar atanacaktır. 6- Öğrenim ve Kültür alanında Kürdistan özerk olacaktır.

7- Yeni okul ve hastaheneler açılacaktır (19). Anlaşma doğrultusunda Süleymaniye valiliğine bir Kürd Generali, Baha ed-Din Nuri atanır. Savaşın oluşturduğu kıtlıktan dolayı baş gösteren açlığa karşı tahıl dağıtımı sağlanır. Ancak anlaşma maddeleri henüz hayata geçirilmeden Nuri Said yönetimi istifa eder ve Irak'ta yeni hükümet başa geçer. Yeni hükümet Hamdi Ali Paçaci başkanlığında kurulur.

Kürd İşleri Bakanı Macid Mustafa'yı görevinden alan Paçaci, daha sonra ordudaki bazı Kürd subayları tutuklatır. Molla Mustafa Barzani, yeni hükümetin tahriklerini cevapsız bırakmaz. 1945'in Şubat ayında yedi Kürd subay ile birlikte Özgürlük Komitesi'ni oluşturur. Komite, bütün ilerici Kürd örgütleri ve kuvvetlerinin birleştirilmesini, Kürdlerin durumunun dünya kamuoyuna tanıtılmasını Kürd halkının haklarının savunulması için düzenli bir ordu oluşturulmasını öngören bir eylem programı hazırlar. Bu bağlamda bazı örgütler ile temasa geçilerek direniş gücüne destek sağlanır. Hükümetin askeri önlemlerine karşılık Molla Mustafa Barzani de önlemlerini alarak direniş bölgelerini üçe ayırıp doğu cephesine Muhammet Hoşnav ve Muhammet Kutsi'yi, batı cephesine İzzet Aziz ve Abdulhamit Bekir'i, güney cephesine de Süleyman Barzani'yi yönetici olarak tayin eder.

Bunların yanında Bağdat'taki diplomatik temsilciliklere bildiriler gönderilerek Kürd halkının içinde bulunduğu durum ve sömürge güçlerinin Kürd halkına yönelik kirli politikaları anlatılır. 

II. Dünya Savaşı'nın hemen ardından İngilizler Kürd halkının bağımsızlık mücadelesini bastırmak için silahlı müdahale kararı alır. Bu bağlamda 1945 yılının Temmuz ayında Zaho, Amadiye, Akra ve Revanduz bölgelerine 25 bin kişilik asker gönderilir. Ağustos ayında da askeri harekat kararı alınır. 

Molla Mustafa Barzani dünya kamuoyunun dikkatini Güney Kürdistan'da yaşanan olaylara çekebilmek için bazı devletlerin Bağdat'taki büyükelçiliklerine bildiriler gönderir. Bu bildirilerde şunları belirtir: "Sizlere bu mektubu yazdığım sırada, bu bölge köylerinde kadın ve çocuklar, Irak Hükümeti'nin bombalarından ölüyor. Bundan dolayı sizlerden, burada olagelen ve her halkın kaderini tayin hakkına sahip bulunduğunu buyuran

Atlantik Sözleşmesi'ne ters düşen olayları, hükümetlerinize bildirmenizi rica ediyorum.

Hükümetleriniz, Irak'taki dikta rejiminin keyfi eylemlerini sürdürmesine müsaade etmemelidir." 

7 Ağustos 1945'te Irak ordusu Revanduz'a büyük bir saldırı düzenler. Kürd direniş gücü, Irak ordusuna karşı hem asker sayısı yönünden ve hem de askeri teçhizat yönünden daha zayıf olmasına rağmen bazı bögelerde işgal gücüne büyük yenilgiler yaşatabilmişlerdir. Akra ve Revanduz yönünden ilerleyen işgalcilere büyük kayıplar verilerek dağlık bölgelerden püskürtülmüşler-dir. Cephelerini güçlendiren Molla Mustafa Barzani, Erbil'e doğru saldırı hazırlığına geçer. Kürd direnişçi- lerinin sağladıkları başarılar sonucu halkın önemli bir kısmı direnişe desteğini artırır.

Ayaklanmanın genişlemesiyle birlikte endişelenen İngiliz yöneticiler, ayaklanmayı bastırmak için hiçbir kural tanımadan Güney Kürdistan'ın bir çok köy ve kentlerine havadan saldırılar düzenlerler.

50'nin üstünde Kürd yerleşim yeri yıkılıp yerle bir edildi. Ayaklanmacıların bir temsilcisinin Beyrut'ta Molla Mustafa Barzani adına yayınladığı bir bildiride Güney Kürdistan'da yaşanan katliam şu şekilde dile getirilir: "Irak ordusu Kürd köylerinin, masum kadın, çocuk ve yaşlıların imhasında ağır topları ve hava kuvvetlerini kullanıyor." 

25 Eylül 1945'te işgal kuvvetleri Bile, Gali Balanda, Arkuş ve Zibar yakınında bir çok bölgeyi ele geçirir. 6 Ekim'de Bağdat'ta, Barzan'ın ele geçirildiği resmi makamlarca açıklanır. 

A. Fedçenko, olaylar ile ilgili şunları ifade eder: "Askeri harekata İngiliz hava kuvvetlerinin faal şekilde katılması, Türkiye hükümetinin, Türk-Irak sınırını kapatması, Irak askerlerinin sayısı ve silahları bakımından büyük üstünlüğü ve nihayet Irak İçişleri Bakanı Mustafa Ali-Umari'nin, bir çok Kürd aşiret reisini kendi yanına çekerek ayaklanmacılara karşı kullanması, bütün bunlar, mücadelenin sonucunu önceden belirlemiş oldu." 

Molla Mustafa Barzani bu saldırılara karşı daha fazla direnemeyeceğini düşünür ve o dönemde Mahabat'ta büyük kazanımlar elde eden Doğu Kürdistan'a geçer. 10 bine yakın Kürd, ağır koşullarda Irak-İran sınırına çekilir. Yollarda binlerce insan açlıktan ve soğuktan dolayı yaşamını yitirir. 

Ayaklanma sonrası Erbil'de askeri bir mahkeme kurulur ve Molla Mustafa Barzani, Şeyh Ahmet Barzani, Irak ordusundan yedi subay ve ayaklanmaya etkin olarak katılmış 35 kişiye gıyabi idam cezaları verilir. Ayaklanmaya aktif destek vermiş olan bazı subaylara idam cezası verilir ve cezaları infaz edilir. Kürd halkının haklı ve onurlu mücadelesine destek verenlerden biri olan Mustafa Hoşnav, darağacına giderken gururla şöyle haykırır: 

"Cellatlar, efendilerinize söyleyin ki, benim kanımın öcü alınacaktır! Ben, sizin gücünüze inanmıyorum… Adımın yurttaşlarım tarafından unutulmayacağını ve yaşamını Kürdistan'ın yüceliği ve mutluluğuna adayanlar arasında yer alacağı bilinciyle ölmekten gurur duyuyorum." 

II. Dünya Savaşı dönemlerinde Kürdistan'da egemen olan siyasal yapıda daha çok soy ve aşiret reisleri öne çıkar. I. Dünya Savaşı'ndan sonra Kürdistan'ın, Emperyalist politikalar doğrultusunda bölünmesiyle beraber her ülke kendi egemenliği altında bulunan Kürdler'e yönelik baskı ve sindirme politikalarını acımasızca uygular. Bu bağlamda Doğu Kürdistan'da da Kürd halkı çok ağır politikalar sonucu büyük zulümlere maruz bırakılır. 
Şah Rıza yönetiminin baskıları altında gelişen Kürd ulusal mücadelesi, savaş sonrası dönemde güç kazanır. 1945 yılının sonlarına doğru Mahabad'da Qadı Muhammed yönetiminde "Kürdistan Demokrat Partisi" kurulur. Bu ortamda gelişen Kürd ulusal mücadelesi, yüzyılların özlemi olan "Özgür Kürdistan" hayallerinin kısmen de olsa gerçekleşmesine vesile olur ve 24 Ocak 1946'da "Mahabad Kürd Cumhuriyeti" kurulur. 

Molla Mustafa Barzani, Güney Kürdistan'da yaşadığı yenilgiden sonra askeri gücünü de yanına alarak Doğu Kürdistan'a geçer. 11 Ekim 1945'te Keleşin-Mergevır yolunu kullanarak Doğu Kürdistan'a girer. Molla Mustafa Barzani'nin kafilesinde 9000 sivil, 3000 silahlı insan vardı. Molla Mustafa Barzani, Qadı Muhammed'e "tüm varlığıyla Kürd ulusal mücadelesinin emrinde olduğunu" bildirir. Barzanilerin büyük çoğunluğu Mahabad Kürd Cumhuriyeti'nin silahlı savunmasında yer alır. 

Şah rejiminin yoğun saldırıları sonucu 17 Aralık 1946'da Mahabad Kürd Cumhuriyeti yıkılır ve 31 Mart 1947'de Qadı Muhammed idam edilir. 

14 Temmuz 1958'de Irak'ta 14 Temmuz Devrimi yapılır ve Kasem Hükümeti başa geçer. Kasem hükümeti genel politik çizgisini şu şekilde ortaya koyar. "Ulusal Birlik Cephesi, Irak'ın mevcudiyetinin, bütün yurttaşların işbirliğine, onların haklarına saygı gösterilmesine, özgürlüklerinin korunmasına dayandığı görüşündedir. Ulusal Birlik Cephesi, bu hakların gerçekleştirilmesine yardımcı olacaktır." 

Bu ortamda Kürd ulusal mücadelesinin önü açılır ve çalışmalar ivme kazanır. Güney Kürdistan'da gazete ve dergiler legal olarak yayınlanmaya başlar. Hükümet, daha önce yargılanıp ceza almış olan birçok Kürde af çıkarır. Sürgünde bulunan Molla Mustafa Barzani ve onunla birlikte olanlara af çıkarılır ve Güney Kürdistan'a dönüş izni verilir. Bağdat'ta yayınlana "El

Cumhuriyet" gazetesinde şu ifadelere yer verilir: "Irak'ın özgürlüğü ve bağımsızlığı uğrundaki mücadeleye Araplarla omuz omuza katılan Kürdler, durumlarının daima Arap kesiminin durumuna uygun olacağına güvenebilir." 

7 Ekim 1958'de Barzani ve onunla beraber birçok Kürd lideri Irak'a giriş yapar. Molla Mustafa Barzani ve Irak Yüksek Devlet Şurası üyeleri arasında bir görüşme gerçekleşir. Türkiye ve İran yönetimi bu gelişmelere tepki gösterirler ve tepkilerini şu şekilde dile getirirler: "Irak'ın, Kürd özerklik hareketini yenileyeceğine inanmak istemiyoruz." 

11 Şubat 1959'da Molla Mustafa Barzani ve Ahmet Barzani, Irak hükümet başkanı Kasem ile görüşürler. Kürdistan Demokrat Partisi'nin ve Kürdistan'ın yurtsever liderlerinin, Kasem Hükümeti'ni desteklediğini ifade ederler. 
Hükümetin, daha önce sürgün edilmiş Kürdler'in dönüşüne izin vermesi, Kürd halkının hükümete güvenini artırır. 
1959 yılının Mayıs ayında Türkiye-İran sınır bölgelerinden silahlı bir müfreze Güney Kürdistan'a saldırır. Şeyh Raşit Lolan emrindeki bu müfreze Molla Mustafa Barzani yönetimindeki Kürd müfrezelerinin müdahalesi sonucu geri püskürtülür ve Raşit Lolan İran'a kaçar. 

Irak'ta Kürd halkının gelişmesine, ulusal haklarının elde edilmesine karşı olan bazı Araplar ve Türkiye'deki "Turan" örgütü, bu dönemde bazı provakatif eylemler gerçekleştirirler. Temmuz 1959'da Irak hükümetinin kuruluş yıldönümü münasebetiyle yapılan faaliyetlerde provakasyon amaçlı eylemler düzenlenir. Kasem hükümeti bu ortamda Kürd halkına daha önce vaat ettiği özerklik haklarından geri adım atar. Kasem, bir yandan iç karışıklıkları gidermeye çalışırken öte yandan Kürdler'in desteğini kaybetmemek için, Kürdlerle hala işbirliği içinde olduğu havasını oluşturmaya çalışır.

Kasem ve hükümeti, Kürd halkının ulusal istemleri karşısında "Irak'ın ulusal birliği" fikrini öne sürerek halkın istemlerini göz ardı eder. Kasem Hükümeti, Irak Cumhuriyeti'ni Arap ve Kürdler'in Cumhuriyeti değil de, sadece Arap Cumhuriyeti olarak adlandırıp, Güney Kürdistan'ı "Kuzey Arapları" olarak gösterir. 

1960'lı yıllarda artık Kasem Hükümeti, Kürdler'e yönelik kirli politikalarını daha net bir şekilde ortaya koyar. Kürdistan Demokrat Partisi yöneticileri ve üyeleri, hükümetin hedefi konumuna getirilirler. 

Molla Mustafa Barzani, 3. Kasım 1960'da Ekim Devrimi'nin yıldönümü münasebetiyle düzenlenen törenleri izlemek üzere davet edildiği Moskova'ya gider. Kasem Hükümeti ile yaşanan sorunları Sovyet yöneticilerine açar. Ancak Sovyetler Birliği için rejimin genel olarak tavrı, özel olarak Kürd meselesine bakışından daha fazla öneme sahiptir. Kasem rejimi, anti-emperyalist olduğunu iddia ediyordu, bu da onların direk ona karşı çıkmalarını önlüyordu. Bu aşmada öyle görünüyordu ki, Sovyetler Birliği, ulusal baskı uyguluyor diye Irak'ı karşısına alarak kaybetmek niyetinde değildi. 

Barzani, Sovyetler Birliğin'den döndüğünde Kasım ona tahsis ettiği evi ve arabayı alır, kendisine ücreti keser. Molla Mustafa Barzani ve KDP'nin diğer yöneticileri Bağdat'ta kalmalarının kendileri için tehlikeli olduğunu düşünerek 1960 yılının Aralık ayında KDP'nin Bağdat bürosunu kapatıp Bağdat'ı terk ederek Güney Kürdistan'a çekilirler. 

Irak Hükümeti, Xebat Gazetesi'nin yayınlanmasını yasaklar ve Kürdistan'da çıkan birçok gazete ve derginin kapatılmasına karar verilir.

Nisan 1961, itibarıyla Kürdlerin açık hiçbir yayını kalmaz. Kürdistan genel bir ekonomik ablukaya alınır ve ambargo uygulanır. 

1961 yılının Şubat ayında Kasım'ın sadık adamlarından Sadık Osman Niran adında eski parlamentonun üyesi bir Kürd toprak ağası KDP'nin bir üyesi tarafından öldürür. Kaçarak Kürdistan'daki Safin Dağı'na sığınır. Kendisini 50 jandarma takip etmesine rağmen yakalanamaz. Kürdistan'da bir yönüyle bu kaçış olayı başkaldırının ilk kıvılcımı sayılır. 

Bağdat ve diğer büyük şehirlerdeki KDP şubeleri kapatılır. Molla Mustafa Barzani, Kasım'a iki muhtıra gönderir. Birincisi 8 Haziran 1961'de verilir, bu muhtırada Irak'taki genel politik durum belirlenir, asıl olarak da hükümet, Kürd kültürel ve ulusal haklarına ayırımcı davranmakla suçlanır. Kürd diline gereken değerin verilmediği hususu muhtırada kınanır. 

Kürdlerin sorumlu mevkilere getirilmediği, Kürdistan'da hiçbir önemli projenin uygulamaya konmadığı, Kürdistan'a bölücü bir politika uygulandığı belirtilir. Kürd onuruna yönelen haksızlıklar protesto edilir. Muhtıra, ülkedeki iç savaştan sadece emperyalizmin ve yerli işbirlikçilerinin yararlanacağına olan inanç tekrarlamaktaydı. İstekleri şunlardı:  

1- Takviye olarak gönderilen ordu birliklerinin ve Kürdistan'da son zamanlarda meydana gelen olaylarda rol oynayan kişilerin geri çağırılması.. 
2- Kürdçe'nin Kürdistan'da resmi dil olarak kullanılması.. 
3- Kürdistan'dan sürülen memurların geri gönderilmesi ve demokratik özgürlüklerin tamiri. 
3- Kürdlerin sosyal ve ekonomik durumuna daha fazla dikkat edilmesi. 
4- Geçici Anayasanın 3.maddesindeki 'Kürdler'le Araplar Irak Cumhuriyeti'nde eşit ve kardeştir' ibaresinin tam tatbik edilmesi. 

Kasım, muhtıralara aldırmaz. Bunun üzerine KDP 1930 devriminin anısına genel grev çağrısı yapar. 6 Eylül 1961'deki bu çağrı tam bir başarı ile uygulanır. Kürdistan artık için kaynamaya başlar. 

* * * * *

Bugün (25.09.2017) baĝımsızlık referandumunun gündemde olduĝu Güney Kurdistan Federe Devletinin temeli işte o büyük İnsan Molla Mustafa Barzani tarafından atılmıştır!

* * * * *

 

Malper/Anasayfa