Malper/Anasayfa

M.Nureddin Yekta'nin sayfasina hoş geldiniz!..

 

Ümmetin mazlumları Kürdler ve Kurdistan

Mitanni Devleti

Hurri İmparatorluğu'ndan sonra, tarihte Aryen Hanedanlığı’nın ilki olan Mitanni Devleti ilk defa Amed,  Urfa, Mardin ve Sincar arasında kuruldu. Mitanni Devleti, M.Ö 1500-1350 yıllarında imparatorluğa dönüştü. 

Mitanni; Mezopotamya, Arrafa ve Mukiş gibi küçük krallıkları da içine alır. 

Mitanni, Hanigalbat, Subartu ve Nahrima gibi terimler, Mitanni İmparatorluĝunun tarihteki büyüklüĝünü ifade eder.
Hanigalbat; bu terim Akad dilinde kullanılmaktadır. Bu kavram Akadlar tarafından Mitanni devletine isim olarak verilmiştir. 
Nahrima; Mısır dilinde kullanılan bir kavramdır. Mısırlılar Fırat ve Asi ırmakları arasında bulunan Mitanni bölgesine bu ismi vermişlerdir. 

Diğer devletler, kendileri ile beraber yönetim alanında söz sahibi olan devletlere kendi dillerine ve bakış açıklarına göre bir isim vermişlerdir. Yani o devletin dilini kullanmak yerine kendi dilerini kullanma yoluna gitmişlerdir. 
M.Ö 16. yüzyıl, Mitanni uygarlığının genişlediği ve belirleyici bir güç haline geldiği önemli bir yüzyıldır. Çünkü bu dönemde Mitanni Uygarlığının sınırları Fırat Nehri ve Balih Irmağı ve de Yukarı Osroen adındaki bölgeyi kapsamıştır. Bununla beraber Mitannilerden olan Xanikalbat kabilesi de Nusaybin kentinde bir hükümet kurmuştur.
Mitannilerin başkenti Mardin yakınlarında  olan Waşukani olduğu kaynaklarda geçmektedir. Fakat Waşukani’nin yıkılmasından sonra başkent olarak seçilen yer yine Mardin yakınlarında olan TADA kentidir.

Mitannilerle ilgili araştırmalarını açıklayan California Üniversitesi Arkeoloğu Prof. Yateshilani, Mitannilerin Habur Çayı'nın doğduğu yerde Waşukani adlı bir kent merkezini kurduklarını, imparatoluklarının adının ise Şenak olduğunu yazar. Mitannilerin başkentlerinin ismi üzerine yapılan araştırmalar sonucunda şunlar belirlenmiştir: “Waşukani” ismi Kürdçe bir kelimedir. Çünkü Kürdçe’de “güzel pınar” anlamına gelen “Başikani” ya da “Hoşkani” kelimeleri ile aynı anlamlara gelir. Araştırmacılar etimolojik olarak v-b-h harflerinin en kolay dönüşümü olan harfler olduğunu ifade ederler. 

Mitanni devleti 200 yıllık tarihinde içinde Arrafa (Kerkuk) ve Mukiş kırallıĝıda da dahil birçok yeri ele geçirmişlerdi.
Hukuk sistemi Babil modeline göre düzenlenmiştir.

Hurri dilini kullanan Mitannilerde de sınıf, rütbe, soyluluk ve mesleki gruplandırma açısından toplumsal bir tabakalaşma görülmektedir. Halk yapılanmasının en üst katmanını oluşturanlar ise savaş arabalarını kullanan zümredir. Tarım ve ticaret yoluyla büyük servetlere sahip olan zümre de devlet yapılanması içinde söz sahibi olmuştur.

Askeri sistem ise savaşların şartlarına göre şekillenmiştir. Savaşta atlı arabalar faal olduğu gibi, piyadeler de şehir ve kale çevrelerinde nöbetle ülkeyi koruma altına almışlardır. Bu nöbetçi askerler on kişilik gruplar halinde oluşturulmuşlardır. Komutanlarına ise Hurri diline göre “onbaşı” denilmiştir. 

Coğrafi konumları, Mitannilerin bu başarı ve genişlemelerinde önemli bir etkiye sahipti. Çünkü Mezopotamya’dan Karadeniz’e, Mısır’a, Akdeniz’e giden önemli yollar bu ülke içinden geçmekteydi.

Mitanniler güçlü oldukları ve devlet sistemine geldikleri aşamada, Mısır (M.Ö 1445), Hitit Kralı ve Asurluların saldırılarına maruz kalır.

Mitanni devletinde iç çatışmalar ilerlemeyi durdurdu. III. Aratatam ve Mativaza halkı iç çatışmalarla 2 bölüme ayırdı. Mativaza taraftarları ve askerleri Hitit Kralı Şüpülülüma’ya sığınıp ondan yardım alarak Mitanni devletinin başına geçmek için mücadele etti. Hitit Devleti ile birleşen Mativaza, Mitanni devletini ele geçirdi. Ve Mitanni devleti Hititlere bağlandı. Mitanni devletinin bu durumu Asurluların bağımsızlıklarını kazanıp güçlenmelerini sağladı.
Asurlular, Mitanilere saldıran üçüncü devlet oldu. Asur Kralı Asur Uballit M.Ö 1330’da güçlü bir orduyla Yukarı Mezopotamaya'ya hareketle Mitanni ordularını yenip bölgeyi Asur devletine bağladı.

Asur ve Mitanni arasında geçen çatışmalar Vassata (M.Ö 1290–1275) zamanında da devam etti. 

Asur Kralı I. Salamanassar M.Ö 1275’te Hanigalbat kralı için artık farklı şeyler planlıyordu. Asur’un yaptığı son hamle Hanigalbat Kralı’nın ordusunun suyunu kesmek ve onları susuz bırakmaktı. Ordunun susuz kalması yenilgiyi beraberinde getirdi. Aynı yıl II. Satuar yönetiminde olan Hanigalbat halkı Asur devletine karşı ayaklandı. Ardından Asur Kralı I. Salamanassar M.Ö 1250’de ortaya çıkan ayaklanmayı bastırdı.
Bu şekilde Mitanni ülkesi Hitit devleti ve Asur devleti arasında paylaşılmış oldu. Halk dağlık bölgeye çekilip, Urartu yapılanmasını ortaya çıkardı..   

Mitanniler, Hitit uygarlığı ile ittifak kurarak Mısır devletine karşı savaşmışlardır. Bu savaşların ardından bu üç büyük devlet arasında ünlü Kadeş Antlaşması imzalanmıştır. Bilindiği üzere bu antlaşma insanlık tarihinin bilinen ilk yazılı antlaşmasıdır. Bu antlaşma günümüzde, Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nin duvarında asılıdır. Kadeş Antlaşması o dönemde barış, kardeşlik ve huzuru ortaya çıkaran ve devam ettiren bir antlaşma olmuştur.
Kürdistan'daki halı dokumacılığını başlatanlar da Mitannilerdir. Nusaybin’in 3 km kuzeyindeki Gırnavas Tepesi'nde yapılan kazı çalışmalarında ortaya çıkmış olan mezarların Mitanni Prenseslerine ait olduğu belirlenmiştir. 29.04.2006 tarihinde Duhok şehrinde de aynı izlere rastlanmıştır. Bir çiftçi tarlasını sürerken bazı heykeller ve üzerinde resim olan bazı tarihi eserler bulmuştur. Arkeologların yaptığı incelemeler sonucunda bu eserlerin Mitanni dönemine ait olduğu ortaya çıkarılmıştır.

* * * * *

 

Mitanni Kralları: 

“Dirta (Kirta), Şuttarnal, Parşatatar, Sauşşattar, Artatama, Artaşumara, Tuşratta, Kelu hepa, III.Suttarna, Mattivaza, Tatu hepa, Vaşatta, I.Şattuara, Waşaşatta, II.Satuara” görüldüğü gibi Mitanni krallarının isimlerinin çoğunda “Şat” kelimesi bulunmaktadır.

Kürdçe'de şatır kelimesi site ya da şehir yöneticisi anlamına gelir.

Şat sözcüğünün irani dillerde Şar, Şahar, Şehr gibi versiyonları da vardır. Şat şeklinde söyleneni en eskisidir. Şah (Kral) sıfatı dahi bu Şat kelimesinden türetilmiştir. Dolayısıyla Mitanni Krallarının adlarında Şat kelimesinin bulunması kralllıklarıyla ve şehir yöneticilikleriyle ilgilidir.
Arta sözcüğü ise hem Kürdçe hem de eski irani dillerde soylu, doğru, adil, hak, yasa anlamlarına gelmektedir.

* * * * *

 

Malper/Anasayfa