Malper/Anasayfa

M.Nureddin Yekta'nin sayfasina hoş geldiniz!..

 

Fıkra - Mizah

Zengin aĝa ve mercimek çorbası:

1970 lerde Kurdistan’da medresede okurken seydamızın bir arkadaşı onu ziyarete gelirdi, adı Mela Medeni’ydi. Birgün seydamızın isteĝi üzerine bize mercimek çorbası fıkrasını anlattı.

Aĝanın biri çok zenginmiş, ama mercimek çorbasından başka bir şey yemiyormuş, derken birgün karısı ölmüş, yakın aĝalardan birinin kızını istemiş, altı ay sonra bacılarını ziyarete giden üç abisi birde ne görsünler, bir deri bir kemik kalan bacılarının halini ve sebebini sormuşlar. “Ne saklıyayım abilerim” demiş kız. “Bu adam çok zengin, aĝa ama çorbadan başka hiçbir şey yemez, içmez, yedirmez, içirmez, bende de bıkkınlık verdi, açlıktan bu hale geldim” demiş. “İyi bacım biz şimdi gider hemen döneriz, sen kimseye bahsetme” demişler. Gidip uyku ilacını almışlar ve bacılarına demişlerki, “sen bu ilacı çorbasına kat gerisini bize bırak.”

Aĝa çorbayı içtikten sonra derin bir uykuya dalmış, bunlar aĝayı ince bir battaniyeye sarmışlar ve tepeden tırnaĝa iyice baĝlayıp götürmüşler, köyün dışında bir derede yüzünü açıp su serpmişler, aĝa uyanmış ama bakmış baĝlı, ne olup bittiĝini anlamaya çalışırken birden;

- Ya Azrail sen bunun ruhunu alırken en son ne yemişti?
- Ya Cebrail mercimek çorbası.
- Ya Mikail sen buna rızık olarak sadece mercimek çorbasınımı yazıyordun, neden başka şey yemedi, içmedi?
- Yok ya Cebrail bu adam çok zengin, sürü sürü koyun, sıĝır, develeri var, küp küp altınları var, ama kendisi çok cimri vede nankör.
- İyi o zaman haydi dövün, cezası aĝır demiş Cebrail ve başlamışlar dövmeye aĝa bayılıncaya kadar.

Ayıldıktan sonra bir daha sormuş Cebrail
- Ya Mikail deftere bir daha baksana, nasıl olur bu kadar zengin biri sadece çorbayı içer yav, bu adam hiç evini de mi düşünmedi, hiç misafiri de mi düşünmedi, ne bu nankörlük ya? Yoksa Azrail yanlış birinin ruhunu mu aldı, hele bir kez daha deftere bakın.
İkisi de deftere bakıyor ve cevap aynı
- Ya Cebrail yanlışlık yok, bu adam çok zengin ama nankör, artık öldü, şimdi hesap verme zamanı.
- İyi ya demek nankör, bu adam bir daha dünyaya gelse aynen nankörlüĝü devam eder, haydi cezaya devam, der ve aĝa bayılıncaya kadar bir daha döverler, sonra alıp eve getirirler.
- Bacım, bu sabaha dek uyanmaz, sabah sen yine çorbayı yap, hiçbir şey olmamış gibi önüne getir, eĝer yine çorba derse Allah yardımcın olsun, yapacagımız başka şey kalmadı, ama inşallah çorbayı istemez deyip giderler.

Sabah aĝa perişan bir şekilde gözlerini açarken, hanımın elinde mercimek çorbasıyla başında beklediĝini görür.
- Aman Allah’ım ben ölmedim mi hanım nedir o, sakın ha mercimek çorbasıysa hemen kaldır, bir daha bu hayatta çorba içmeye tövbeler olsun, der ve yeni yaşam başlar.

Saygılarımla

M.Nureddin Yekta

Fıkra ve mizah sayfasına dönebilirsiniz!