Malper/Anasayfa

M.Nureddin Yekta'nin sayfasina hoş geldiniz!..

 

Güncel yazılar

ABD, Türkiye ve Kurdistan  
 
 ABD'nin Irak'a gelmesiyle dünya gündemine oturan ABD-KÜRD dostluğu en çok konuşulan konulardan biridir. Bu konuyu birçok yönden ele alan Türkiye yöneticileri ve basını her halukarda bu dostluğu hazmedemedikleri gibi bozmaya da çalışıyorlar.
 Bu konuda basına verilen demeçler ve yayınlanan yazıları iki kategoride ele almakta fayda var.
 
 Birincisi tehditler
 İkincisi akıl vermek
 
 Bu ikinci kısmını da ikiye ayırabiliriz
 Sözde insani açıdan konuya yaklaşım
 Sözde islami ve kardeşlik açısından meseleye yaklaşım.
 
 TEHDİTLER:
 Ne diyorlardı?
 Kerkük-Musu'la müdahale ederseniz oraya gireriz!
 Gerekirse Kuzey Irak'ı işgal ederiz, yerlebir ederiz!
 ABD'ye güvenip bize kafa tutmayın ha, yarın ABD giderse ne olacak haliniz? (sanki ABD yarın çıkacakmış gibi oraya gelmişte)
 Buna benzer yüzlerce sözle hemen hemen hergün tehdit edildi Güney Kürdleri, tabi bununla Kuzeydekilere de gözdağı veriyorlar.
Ama tehditleri tutmadı. Kürdler tehditlere boyun eğmedi ve önlerine koydukları hedefe doğru adım adım yaklaşıyorlar. Kerkük te, Musul da bugün (27.09.2005) Kürd yönetiminde.
 
 Türkiye'nin öyle bir imkanı olsaydı tehdit etmeye bile gerek duymadan bir gecede işgal ederdi Güney Kurdistan'ı, ama yapamadı, gücü yetmedi. Bunun da iki sebebi var. Birincisi karşılarında direkt ABD'yi bulurlardı. İkincisi ise kürd eski kürd değildir. Bugün 4 bölgenin kürdleri yekvucut olmuş durumda. Kimileri kürdleri 4 parça saysa da kürdler kendilerini hep tek parça olarak görmüşlerdir, o görüş bugün daha da pekişmiştir. Türkiye'nin Güney Kurdistan'a müdahalesi halinde karşılarında sadece Güney'i değil, 40 milyonun üzerindeki bütün kürdleri göreceklerdir, hatta 70 bin korucuları bile. Bir de Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olmakta var!.. Saddam'ın da korucuları vardı, ama günü geldiğinde hepsi kahraman peşmergelerin safinda yer aldı. Zaman çok uzak değil, daha dün!..
 Kürdlerin bu tehditlere cevabı; yumuşak sözlerle de olsa hep aynı olmuştur: "Buyrun gücünüz yetiyorsa girin Güney'e."
 
 
 AKIL VERMELER:
 ABD burada geçicidir, yarın çıkarsa bölge halkları birlikte yaşamak zorundalarmış, o zaman kürdlerin kimsenin oyununa gelmemesi gerekiyormuş, yani ABD ile dostluk kurmayın. Kimisi de ABD'nin hiyanetlerinden örnekler veriyor, sözde kürdleri kullanıyorlarmış, işleri bitince sırt verip gideceklermiş, kürdler yine türklerin arapların insafına bırakılacakmış, kesilmeye mahkum koyun gibi boynunu uzatmak zorunda kalacaklarmış v.s... Tabi kendilerine göre akılda veriyorlar, kürd sorununu ya türk mantığıyla ya da arap mantığıyla çözmeye çalışıyor akıl veriyorlar. Biri çıkıpta "Kürd sorunu kürdlerin problemidir, gelin bir de onlardan soralım" bu sorun nasıl çözülür diye, demez!..
 
 Kimi sözde dindar kesimi de; ümmetcilikten, kardeşlikten dem vuruyor, ABD'nin emperyalizminden v.s.
 Meseleye hep kendi mantıklarıyla yaklaştıkları için gerceği de görmekten mahrumdur türk basını ve idarecileri. Bir kere de kürd açısından meseleye baksanız belki besiretiniz biraz açılmış olur.
 
 İmdi bir kez daha türk idarecilerini, basınını düşünmeye davet ediyoruz.
 ABD, kürdler istediği için mi Ortadoğu'ya geldi?
 Kürd gelme deseydi gelmiyecekmiydi ABD?
 Kürd haydin çıkın, gidin Irak topraklarından dese ABD çıkar gider mi?
 
 Kürd, ABD ile dostluk kurmasında ne yapsın? Saddam ordusu gibi ABD ile savaşsın mı? Böylesi bir durumda siz ey araplar, türkler ve devletleri ve yöneticileri sizler böylesi bir durumda kürdlerin yanında yer alacak mısınız? Yoksa sizler de ABD uçaklarıyla beraber Kurdistan'ı bombardıman mı edeceksiniz?
 Kurdistan asırlardır bölünmüş parçalanmıştır. Bugüne dek ne insani nede islami bir açıdan kimse kürdlere hakkını vermedi, üstelik kürd hakkını isteyincede katliama tabi tutuldu. O zaman insanlık ve iman mefhumları nerdeydi?
 
 ABD kendi çıkarları için Ortadoğu'dadır. Kurdistan'ın dışında onlarca devlet var Ortadoğu'da, hiç kimse ses çıkarmadı, hatta yardımcı oldular. Mesela Afganistan işgal edildiği zaman Türkiye her türlü yardımı yapmış, hatta asker de vermişti ve halen türk askeri Afganistan'da işgalcı kuvvetlerle birliktedir. Irak'ta ise yine türk devleti kendi arasında anlaşamadı, anlaşabilseydi (şu meşhur tezkere meselesi) şimdi ABD ve İngiliz askerleri yanısıra türk askerleri de Irak'taydı!...
 
 Kürd isteseydi ya da istemeseydi ABD Ortadoğu'ya girecekti ve kimsenin de engelleyecek gücü yoktu. ABD bölgeye girincede kürdler için iki seçenek vardı. Ya ABD ile dost olacak, insani haklarına kavuşacaktı, ya da Saddam'ın ordusunda yer alıp ABD'ye karşı savaşacaktı ve savaş sonu Saddam'ın durumuna duüşeceklerdi. Diyelimki kürdler savaşı kazandılar, sonra ne olacaktı? Yine komşu devletlerin birleşerek kendilerini imha etmekten başka bir durumları olmazdı. Bugüne kadar hep öyle olmadı mı? Şeyh Mahmut Berzenci İngilizlerin teklif ve taahutlerini geri çevirince ne oldu? Sonuçta yine kazanan araplar ve türkler oldu. Onyıllardır Kurdistan'ın boydan boya 80 km.lik alanı tampon bölge olarak kullanılmıyor mu? Irak, İran ve Türkiye her istediklerinde sözde teröristleri sıcak takipte girip kürdleri öldürmediler mi?
 
 Kürd artık bu oyunlara gelmez. Siz insani ve islami nasihatlarınızı kendinize saklayın, kürdün kimsenin ne aklına nede nasihatına ihtiyacı yoktur.
 Kimse kalkıpta bize akil vermesin, yok ABD emperyalistmiş, yok kürdleri kullanacakmış .v.s.
 Bir asra yakındır Türkiye'yi ve arap ülkelerini kullanan ABD, varsın birkaç yıl da kürderi kullansın tabiri caizse. Eğer ABD emperyalizminden rahatsız iseniz buyrun önce siz kendinizi kurtarın, siz ittifakınızı bozun sonra kürdlere akıl verin. Abd ile savaşmak gerekiyorsa önce siz savaşın, biz durumumuzdan memnunuz ve inanın onyıllardır emperyalist ve işgalcılarla savaşa savaşa yorulduk, birazda oturup seyretmek bize nasip olsun ne dersiniz?...
 
 27.09.2005
 M.Nureddin Yekta

Güncel yazılar sayfasına dönebilirsiniz!