Malper/Anasayfa

M.Nureddin Yekta'nin sayfasina hoş geldiniz!..

 

Hayat ve Hatıralarım

Azrail nasıl ruh alır?

Şehîd Seyda Mela Mehyeddin ile Muş'ta kahvesinin önünde oturuyorduk. Ben o sıralarda Varto merkez camiinde imamlık yapıyordum, Muşa gelmiştim. Seyda ile sevgi saygı baĝımız güçlüydü. Bana güvenirdi, belki birçok hocaya ve arkadaşına söylemediĝi şeyleri bana söylerdi. Memlekete dönüş sebebini de sanırım bir tek bana anlatmıştı. Çünkü yıllar geçti o sebep hiç kimse tarafından dile getirilmedi. Ben de konuşmadım demek o da kimseye dememişti.
Neyse..
Seydayla çay içiyoruz. Baktıkki tanıdık yaşlı bir haci bize doĝru geliyor. Daha selam vermeden;
- Aha iki tane hoca buldum size soru soracaĝım.
Seyda gel haci otur, çay iç boş ver soruyu.. dedi
O arada haci oturdu selam kelam merhabadan sonra “sorum şu, eskiden insanlar çok geç ruhunu teslim ederdi, kimisi bir hafta, kimisi iki, kimi haftalarca komada kalırdı. Ama şimdi öyle deĝil, bakıyorsunuz adam daha yataĝa girer girmez iki-üç defa hi hi hi der demez ölüyor bunun sebebi nedir?”
Seyda bana göz kırptı ve gülümsiyerek “de buyur haciye cevap ver” dedi.
Ben “esteĝfirullah, Seydanın olduĝu yerde bize laf düşmez” dedim gülüştük.
Ve Seyda başladı “Bak hacim, eskiden imkanlar çok azdı, örneĝin elektrik yoktu. Azrail'in elinde bir cop vardı ve o copla ölüme yakın birilerini döverdi. Malum bazı hastalar çok inatçıydı, ruhunu teslim etmezdi, Azraille cedelleşirlerdi. Zavallı Azraili haftalarca uĝraştırırlardı sonra ruhlarını teslim ederlerdi. Ama şimdi öyle deĝil, Azrailin elinde iki uclu bir elektrik fişi var, her evde de elektrik var, bir ucunu ayaĝına diĝer ucunu da diline baĝlar ve fişi prize takar takmaz hasta ölüveriyor, hem Azraile hem hastaya kolaylık”
Seyda bunu derken ben de enaz haci gibi şaşkın şaşkın yüzüne bakıyordum.
Haci gülümsedi ve “Allah razı olsun aklıma yattı şimdi. Biliyormusunuz ben bu soruyu birçok hocadan sormuştum ama tatmin edici bir cevap alamamıştım” dedi ve çekip gitti.

“Ya Seyda nerden buldun bu cevabı Allah aşkına” dedim.
Rahmetli güldü, “baksana başka şekil tatmin olmamış haci, kötülük mü yaptım, işte memnun oldu gitti” dedi.
Gülüştük ve sohbetimize devam ettik…

Rabbim o mübarek insanı af ve mağfiret eylesin, mekanı cennet olsun!

28.08.2014
M.Nureddin Yekta

 

Hayat ve Hatıralarım sayfasına dönebilirsiniz!