Malper/Anasayfa

M.Nureddin Yekta'nin sayfasina hoş geldiniz!..

 

Hayat ve Hatıralarım

 

Bir türk dünyaya bedelse!

Sırf bana hakaret olsun diye söylenip duruyordu Everekli Heci aĝa. „Türk askeri yiĝittir“ türk askeri kahramandır“ türk askeri merttir, türk askeri başka askere benzemez, zaten türk milleti de başka millete benzemez, bir türk dünyaya bedeldir“ diye! Kaç kez tekrarlayıp durdu, amacı beni tahrik etmekti. Biz zaten daha yeni sürgüne yollanmıştık oraya, iki arkadaştık birimizi güneye, diĝerini kuzeye göndermişlerdi, öyleki aynı şehirde aramızda 75 km.lik bir mesafe vardı.

Haci aĝa ezberini tekrarlayıp dururken ben „ya Sabır“ deyip yol üstündeki karakolu geçmeyi bekliyordum, yoska Haci aĝaya o gece mutlaka uykuyu haram edecektim

Haci baktı benden ses seda yok, bana dönüp „dimi hocam“ diye sordu.

Dolmuş tıklım tıklım doluydu ve herkes Haci’nin durup dururken söylediklerine bir anlam verememişti ama, Haci soruyu bana yöneltince herkes anladıkı Haci’nin gayesi bendim, yoska durup duruken türk askerinin kahramanlıĝını haykırmanın ne anlamı vardı?

- Ne öyle deĝil mi Haci aĝa? dedim

- Askerimiz! Askerimiz! Görmüyormusunuz daĝ taş demeden teröristlere karşı nasıl savaşıyorlar?

Yol üstündeki karakol görünmeye başlamıştı, ama ben artık dayanamadım ve:

- Evet çok kahraman, o daĝ başında helikopteriyle, uçaĝıyla daĝbaşındakilerle savaşıyor ve çok kahramansa, acaba sadece bir kaleşinkofla bu kahraman askerlere karşı savaşanlar ne kadar kahraman sence?

Haci arzu ettiĝini elde etmiş gibiydi, sinirlendi, nerdeyse kafayı oynatacaktı ve; „sen benim anamı avradımı...... ben seni şimdi karakola teslim edecem, demek sen teröristleri destekliyorsun. Ben konuştuysamda haci o kahrolduĝu sözlerimden dolayı bir şey duyacak deĝildi.

Kapıyı açmaya çalışıyordu, tam karakolun kapısına gelmiştik, bir taraftan baĝırıyor „dur yoksa kendimi atarım“ derken diĝer taraftan baĝırıyordu „komutanıııııımmm bir terörist getiriyorum“ diyordu.

Şöför Muharrem (Allah rahmet eylesin) „Dur hacim arabayı yolun kenarına çekeyim“ dedi ve dolmuş duruncaya kadar karakolu 200 metre kadar geçmiştik. Dolmuş daha durmadan haci kendini attı ve karakola doĝru hızlı adımlarla gitti. Muharrem ve 2-3 köylü „hocam elini ayaĝını öpelim nolur sen bir şey konuşma, biz bu deliyi geri getirelim“ diye israr ettiler.

- Eyi konuşmam, dedim.

Muharrem ve köylüler haciyi karakolun kapısından (nasıl ikna ettilerse) geri getirdiler. Haci dolmuşa biner binmez ezberine devam etti, ben seslenmedim tam hacinin köyüne girinceye kadar, bizim köye daha 6 km yolumuz vardı.

Evereĝe girerken dedimki „bak hacim sen çok konuştun, sen bana 3 dakika müsaade et, daha sonra sabaha dek sen konuş.

- Ne diyecen? dedi

Dedimki: “Bak sen yaşlı başlı insansın, ama konuşurken ölçmeden, tartmadan konuşuyorsun, saatlerdir türk askerinin kahramanlıĝından bahsediyorsun, sanki sen asker ben ise asker düşmanıyım, sanki sen devlet ben teröristim! Şimdi sakin sakin iyi düşün, bir tarafta birkaç militan sence ne kadar var, dedi “bin kişi vardır” dedim “peki sence ne kadar asker var?” Dedi “takriben 50 bin asker var.” Peki dedim “baksana bir militan başına 50 asker düşüyor ve askerin elinde her türlü silah var, artı uçak, helikpter, top, tank v.s. ama karşı tarafın elinde sadece ençok beşyüz metrede nişana vuracak kaleşinkof var, ikisi de aynı daĝda savaşıyorsa hangisi daha çok kahraman? Eĝer bir türk askeri dünyaya bedelse bir militan (gerilla) 50 dünyaya bedeldir, şimdi yine in ve karakola gitmezsen….

Demek çok sinirlenmiş ve farkında olmadan çok baĝırmışım, herkes şaşırmıştı, hoca adam da böyle sinirlenip küfretse… Cemaat ne yapsın!

Haci şaşkın şaşkın inerken, ben yine avazım çıktıĝı kadar baĝırdım “bir türk dünyaya bedelse bir kürd 50 dünyaya bedeldir haci aĝa bunu unutmaaaaaaaaaaaaaaaa!”

Aslında asker de bizim çocuklarımız daĝdakiler de, kavga ise sadece sistemin bir oyunu ve zülmü, yoksa birbrimizi öldürmenin nekahramanlıĝı olacakki? Demem oki haci gibileri ötekileştirdikçe memlekette huzur kalmıyor ve hiç tasvip etmediĝin bir söz bile farkına varmadan aĝzından çıkıveriyor işte !

17.07.2007

M. Nureddin Yekta’nın hatıralarından

 

Malper/Anasayfa