Malper/Anasayfa

M.Nureddin Yekta'nin sayfasina hoş geldiniz!..

 

Hayat ve Hatıralarım

Kabe‘de kürdçe konuşmak caiz mi?

Haci efendi hacdan yeni gelmişti.
Konu komşu ziyaretine gidiyordu.
Haliyle (sürgünde) köy imamı olarak ben de gittim.
Daha önce gidenler gittikleri yerleri soruyor, ah bizim zamanda da şöyleydi böyleydi diye hatıralarını dile getiriyorlar, hacca gidemiyenler den „ah insallah bize de nasip olur bir gün gideriz“ diye temenni ediyorlardı.
Derken haci efendiden neler gördüĝünü soranlar da oluyor.
Biri başladı ya hacim havalar nasıldı orda? Haci „aman hiç bahsetme cehennem sıcaĝı vardı, ne nalet yer ya hiç sorma!..“
Biz gülmeye başladık, „hacim öyle deme o mekanlar çok güzel yerler, Peygamberimizin doĝup büyüdüĝü, islamın doĝduĝu yerler“ falan deyip haciyi ikaz ediyoruz.
Sonra haci efendi açılmaya başladı.
„Derken birgün Kabe‘de namaz kılıyoruz, üçüncü kattayız bir de ne göreyim, yanımda üç kişı vidi vidi vidi konuşmaya başaladılar. Döndüm baktımki kollarında bölücü çaputu, kırmızı beyaz yeşil ortadad da bir güneş! Aha dedim işte bunlar tam bölücü, galiba bunlar güneşe tapıyorlar yoksa niye ta kollarına kadar taksınlarki. Onlara döndüm ve çok sert bir şekilde dedimki „Allah‘tan korkun bre gafiller bre kafirler utanmıyor musunuz Allah‘ın evinde kürdçe konuşuyorsunuz? Günahtır günah bari burda yapmayın bölücülüĝü ya, nereye gitseniz aynısınız ya Allah‘ın evinde bu ne ya?“ Adamlar bana baktılar birşeyler söylediler ama ben hiçbir şey anlamadım.
Dedim „önce bir türkçe konuşun bakim, ne vidi vidi vidi bu da dil miymiş“ Haci böyle heyecanlı yüksek tonlu sesle konuşunca benim kürd olduĝumu unutmuşa benziyordu. Cemaattan bazıları kaş göz ederek: „Hacim Hoca efendi burda, istersen biraz o konuşsun“ deyip hacinin daha fazla pot kırmasını engellemeye çalıştılar ama hacinin anladıĝı yoktu.
Sonra devam etti haci; „etrafa baktım bizim Diyanetle gelen Urfali Hasan’ı gördüm, çaĝırdım, hele gel lo bu teroristler bir şeyler diyor ben anlamıyorum dedim.
Burada ben dayanamadım müdahale ettim. Bak haci efendi, renkler ve diller Allah’ın ayetlerindendir, türkçe neyse kürdçe de odur. Farkı yok, türk neyse kürd de odur. Allah farklı yarattıysa bu biri daha üstün manasına gelmez. Kim Allah‘a daha yakınsa o üstündür ancak Allah katında. Allah her dili bilir, bir insanın kendi anadilini konuşması kadar normal ne olabilirki? Bahsettiklerin Güney Kurdistanli (sizin tabirle Kuzey Irak‘tan) gelen kürdlermiş. Senin kalbinin üzerinde türk bayraĝı varsa o da koluna Kürd bayraĝı koymuşturki hacda tanınmak için yapılıyor, Her milletin öyle nişaneleri vardır.
- Ama hocam hiç olmazsa Kabe‘de kürdçe konuşmasınlar!
Dedim hacim hangi dili konuşsun peki? Dili o.
Sohbet uzayınca hacim biraz yumuşamıştı ve sordu.
- Peki Hoca efendi Kabe‘de kürdçe konuşmak caiz mi?
Ben verdim cevabını, ya siz ne dersiniz deĝerli okuyuclar sizce Kabe‘de türkçenin dışında başka dil konuşmak caiz mi?
Selam ve dua ile
14.10.2014
M. Nureddin Yekta
 

Hayat ve Hatıralarım sayfasına dönebilirsiniz!