Malper/Anasayfa

M.Nureddin Yekta'nin sayfasina hoş geldiniz!..

 

Hayat ve Hatıralarım

 

Kahrolsun Teröristler!..


Bir ilkokul öğrencilerini Emniyet Binası ile Adliye binası arasına getirmiş sokakta sıraya dizmişlerdi. Biz 18 kişi ikişer ikişer ellerimiz birbirine kelepçeli olarak nezaretten adliyeye götürülüyorduk, sözde adaletin önünde hesap verecektik. O sıralar çok sıkı değildi adliye salonları, sözde teröristler (kürdler) mahkeme kapısında birbirileriyle konuşabiliyordu, enazından bazı itirafçıların ifade deĝiştirmesi için kapıda onlara baskı yapılabilirdi. Yoksa PKK Mersin Maliyecisi itirafçı Vanlı Selahattin herkesi yakardı!... (bir başka yazıda buna değineceğim)

Zaten emniyet ile adliye arasında bir cadde vardı. O gün cadde küçüklerle doldurulmuştu. Biz topluca emniyetten çıkarılırken o minicik yavrular hep bir ağızdan başladılar
"kahrolsun teröristler yaşasın Türkiye!"
Vay be dedim şu rezil dünyanın rezil sistemine bakın, biz küçükken bize ne mutlu türküm diyene öğretiyorlardı, hatta zorlada söyletiyorlardı. Burda da bu yaşta küçüklerin beynine düşmanlık tohumu ve kürd düşmanlığını yerleştirmeye çalışıyorlar, zaten o çocukların çoğu da kürd çocuklarıydı, zira Mersin merzkezdeki nüfusun yüde altmışı kürddür.

Öte yandan o gün mahkemeye çıkarılacağımız günü bilen aile, akraba, dost, tanıdık ve yurtsever kürdler ile ne hale düştüĝümüzü görmek istiyen ikiyüzlü sözde dostlar adliyenin bahçesini doldurmuşlardı, öyleki toprak atsaydınız yere düşmezdi.
Bizler 15 günlük işkencenin stresiyle kolkola yürürken, sol tarafımda Sertif dost vardı. Kalabalık bizi görünce heyecanlandılar, ben sağ elimi kaldırarak halkı selamladım, bir alkış tuttuki çocukların sloganlarının sesi kesildi. Solumdaki polis yavaşça başladı küfretmeye "len sizin ananızı, avradınızı, dininizi..." şimdi kalabalığı görünce erkekmi kesildiniz yoksa bize hava mı atıyorsunuz? Nasıl olsa şimdi yine emniyete döneriz o zaman sizi tek tek..... Bir başka polis 'Hako biraz sessiz ol etrafta millet var' dedi.

Adının ne olduğunu bilmiyorum ama emniyette kendisine Hako diye seslendikleri o polis ya Adıyamanlı ya da Urfalıydı, konuşmasından, şivesinden öyle anlaşılıyordu. Kendisi sözde kürddü, işkence ederken hep derdi "ben de kürdüm ama sizin gibi hayin değilim", çok adi bir mahluktu. Sonradan kesinleştiki ikili çalışıyordu. İşkencede çözülen yada isim veren veya herhangi bir bilgiyi verenleri PKK'ya bildiriyormuş!.

İşkence odalarında da en çok o zülüm yapıyor, en ağır işkenceler onun eliyle yapılıyordu. Örneğin bir gecede beni askıya alıp elektrik verirken o her düğmeye bastığında sayıyordu bir iki üç... Elliye kadar türkçe saydı, sonra başladı kürdçe saymaya pênceûyek, pênceûdudo.... Pênceûheyştten sonrasını hatırlamıyorum kaça kadar saydılar ama o yaptığı işkenceden çok zevk alırdı. Belki de Kürd halkına, vatanına yaptığı ihaneti bu şekilde ispatlamaya çalışıyordu. Belki de PKK ile birlikte çalıştığını bu şekilde gizleyebiliyordu!.. 'Ben de kürdümmmmm bak ben hainlik yapıyor muyum' derken bir defasında dayanamadım dedim "len sen kürd olsaydın şimdi benimle birlikte askıdaydın, kürde elektirk vermezdin."

Evet o küçücük çocuklara slogan attırıyorlardı, "kahrolsun teröristler, yaşasın Türkiye" çocuklar da neşeyle bagırıyorlardı. Nerden bilsinlerki esas teröristler kendilerini oraya getirenlerdir. Biz başka halkarın topraklarında kime terör uyguladık? Eğer bir dünyaki orada kendi topraklarını kahramanca savunanlar terörist ama orayı işgal eden, her türlü zülmü yapan zalim güçler meşru savunma yapıyor diye niteleniyorsa ben o dünyaya lanet okurum.
 
Polisler ve sadık köpekleri bize işkence yaparken vatana hizmet ettiklerini sanıyorlardı, ya da onlara öyle öĝretilmişti. Neticede vatan kurtuldu ya sen ona bak;)

Saygılarımla
M.N.Yekta
10.11.2005

 
 

Malper/Anasayfa